Bilgi merkezlerine karşı reaksiyon büyüyor; New York yeni data merkezlerine yasak getirebilir

Yapay zekânın giderek büyüyen işlem gücü gereksinimini karşılamak için dünyanın dört bir yanına dev veri merkezleri kuruluyor. Özellikle ABD ve Çin, bu alanda adeta bir silahlanma yarışına girmiş durumda. Ancak bir yandan kamu kaynaklarının veri merkezlerine akıtılması, diğer yandan veri merkezlerinin giderek artan enerji, su ve alan ihtiyacı derken, bu veri merkezlerinin oluşturduğu yük giderek daha fazla göze batıyor. Nitekim son dönemde özellikle ABD’de veri merkezlerine karşı ciddi bir tepki oluşmuş durumda. Bazı şehirlerde halk kendi bölgelerine veri merkezi kurulmasını engellemek için protestolar düzenliyor. Diğer yandan aksiyon almaları için kamu yöneticileri üzerindeki baskı da artıyor. Nitekim bu talep bazı bölgelerde karşılık da bulmaya başlamış durumda. Artan bu baskının şu ana kadarki en dikkat çekici yansımalarından birini bu hafta New York’ta gördük. New York eyalet meclisi, büyük veri merkezlerinin inşasını bir yıl süreyle durduracak yasa tasarısını kabul etti. Eğer New York Valisi Kathy Hochul da bu tasarıyı imzalarsa, New York veri merkezlerine eyalet çapında moratoryum (geçici yasak) uygulayan ilk ABD eyaleti olacak. Tasarının arkasındaki yasa yapıcılar, bu süreçte veri merkezlerinin çevre ve enerji altyapısı üzerindeki etkilerinin daha net anlaşılmasını hedefliyor.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
Yasa tasarısına göre New York’un çevre kurumu kapsamlı bir etki raporu hazırlayacak. Bu raporda veri merkezlerinin ne kadar elektrik tükettiği, ne kadar su kullandığı, ne kadar arazi kapladığı ve ne ölçüde kirlilik oluşturduğu incelenecek. Ayrıca yeni veri merkezi kurmak isteyen şirketlerin de proje onayı almadan en az üç ay önce halka açık toplantılar düzenlemesi gerekecek. Üstelik bu toplantıların finansmanı da doğrudan projeyi geliştiren şirketler tarafından karşılanacak.
Tasarı özellikle büyük ölçekli veri merkezlerini hedef alıyor. Buna göre en az 20 megawatt tepe güç talebine sahip tesisler bu kapsamda değerlendirilecek. Karşılaştırmak gerekirse 20 megawattlık bir enerji tüketimi, binlerce hanenin elektrik ihtiyacına denk geliyor. Günümüzde yapay zekâ modellerinin eğitimi için kurulan modern veri merkezleri ise bunun çok daha üzerine çıkabiliyor.
Utah ve Kaliforniya’da da Benzer Hareketler İvme Kazanıyor
Veri merkezlerine yönelik tepki yalnızca New York ile sınırlı değil. Yapılan anketler, Amerikalıların önemli bir kısmının yaşadıkları bölgelerde veri merkezi istemediğini gösteriyor. Nitekim son dönemde Utah ve Kaliforniya gibi farklı eyaletlerde de benzer protestolar düzenleniyor ve benzer yasalar için talep artıyor.
Öte yandan sektör temsilcileri ise bu moratoryuma ve veri merkezlerine karşı verilen bu mücadeleye karşı çıkıyor. İş dünyasını temsil eden bazı kuruluşlar, veri merkezlerinin yalnızca teknoloji şirketleri için değil, eyalet ve ülke ekonomisi için de kritik öneme sahip olduğunu savunuyor. Tüm bunlar göz önüne alındığında, New York’un attığı adım, yalnızca yerel bir çevre politikası değil; aynı zamanda yapay zekâ çağının enerji maliyetine dair daha büyük bir tartışmanın ilk kıırılma noktası olarak da değerlendirilebilir.
Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.




Yorumlar
0 yorum