16 Haziran 2026Teknolojiye dair her şey!
AnasayfaPopüler BilimABD beşerli jetle yapıyor! Türkiye’den SİHA ile denizde yeni elektronik harp konsepti
Popüler Bilim

ABD beşerli jetle yapıyor! Türkiye’den SİHA ile denizde yeni elektronik harp konsepti

Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!

Türk Deniz Kuvvetleri tarafından 04-14 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı’nda Türkiye’nin deniz konuşlu insansız hava gücü yeni bir konsepte imza attı. TCG ANADOLU çok maksatlı amfibi hücum gemisinden görev yapan Bayraktar TB3 SİHA‘nın ASELSAN tarafından geliştirilen ANTIDOT 2-U elektronik harp podlarıyla donatıldığı görüldü.

Tatbikat sırasında Bayraktar TB3’ün ANTIDOT 2-U/EA 200 elektronik taarruz podu ile ANTIDOT 2-U/ES 100 elektronik destek podunu birlikte taşıdığı tespit edildi. Daha önce Bayraktar TB2 ve AKINCI platformlarına entegre edilen bu sistemlerin ilk kez kısa pistli gemi konuşlu Bayraktar TB3 üzerinde kullanılması kritik bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Elektronik destek ve elektronik taarruz aynı platformda

ASELSAN’ın geliştirdiği ANTIDOT 2-U/ES 100, düşman radar sistemlerine yönelik elektronik destek görevleri için tasarlandı. Sistem tehdit oluşturan radarların sinyallerini algılayabiliyor, kimliklendirebiliyor ve dijital ortamda kayıt altına alabiliyor. Bunun yanında radar kaynaklarının yön ve konum tespitini hassas şekilde gerçekleştirerek elde edilen verileri hava aracının haberleşme altyapısı üzerinden gerçek zamanlı olarak yer kontrol istasyonuna aktarabiliyor.
ANTIDOT 2-U/EA 200 elektronik taarruz podu ise önceki nesil ANTIDOT 2-U/EA 1XX mini pod ailesine kıyasla daha yüksek çıkış gücü sunacak şekilde geliştirildi. Düşük ağırlığı, kompakt yapısı ve optimize edilmiş enerji tüketimi sayesinde insansız hava araçlarına kolaylıkla entegre edilebilen sistem, düşman arama ve takip radarlarının sinyal karakteristiklerini analiz ederek tehdit tanımlaması yapabiliyor.

Tam otonom çalışma kabiliyetine sahip olan EA 200, içerisine yüklenen elektronik taarruz teknikleri aracılığıyla hava savunma radarlarını karıştırma, baskılama ve etkisiz hale getirmeye yönelik SEAD/DEAD görevlerini yerine getirebiliyor. ES 100 ile koordineli çalışması sayesinde ise tehditlerin tespiti ve elektronik baskı faaliyetleri tek bir görev paketi içerisinde yürütülebiliyor.

Bayraktar TB3’ün görev yelpazesi genişliyor

Elektronik harp podlarının Bayraktar TB3’e entegre edilmesiyle birlikte platformun özellikle suüstü harbi (ASuW) ve amfibi harekat görevlerinde daha etkin rol üstlenmesinin önü açılıyor.

Bu yeni kabiliyet sayesinde Bayraktar TB3’ün gemi ve kıyı konuşlu radar sistemlerini tespit etme, hava savunma unsurlarının yerini belirleme, elektronik karıştırma uygulama ve radar baskısı oluşturma gibi görevlerde kullanılabileceği değerlendiriliyor.

Esas olarak silahlı keşif, gözetleme ve istihbarat görevleri için geliştirilen pervaneli bir SİHA olan Bayraktar TB3, sahip olduğu standoff mühimmat seçenekleriyle de dikkat çekiyor. Platformun envanterindeki KEMANKEŞ 1 dolaşan mühimmatı ve İHA-122 aerobalistik füzesi, elektronik harp desteğiyle birlikte çok daha etkili hale gelebilecek sistemler arasında gösteriliyor.

İnsansız deniz aşırı elektronik harp konsepti

Uzmanlar, TCG ANADOLU’dan havalanan elektronik harp kabiliyetine sahip TB3’lerin kullanımını, deniz harekatlarında yeni bir konseptin başlangıcı olarak değerlendiriyor. Geleneksel olarak bu tür görevleri insanlı sistemler üstleniyor. Örneğin ABD Donanması EA-18G Growler gibi yüksek maliyetli insanlı elektronik harp uçaklarını kullanıyor.

Türkiye’nin ise elektronik harp görevlerini, deniz platformlarından kaldırılan insansız hava araçlarıyla gerçekleştiren ilk ülke olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Bu yaklaşım, insanlı platformları risk altına sokmadan uzun menzilli ve koordineli operasyonlar düzenlenmesine imkan tanıyor. TCG ANADOLU’dan görev yapan farklı görev yüklerine sahip TB3’lerin filo halinde faaliyet göstermesiyle yeni bir harekat modeli ortaya çıkıyor.

Bu senaryoda, elektro-optik sistemler ve radarlarla donatılmış TB3’ler keşif ve hedef tespiti görevini üstlenirken ANTIDOT podlu TB3’ler düşman radarları ile hava savunma sistemlerine karşı elektronik taarruz uyguluyor. Ardından MAM-L ve MAM-T gibi mühimmatlar taşıyan diğer SİHA’lar hedeflerin imhasını gerçekleştiriyor. Zaten tatbikatta da tam olarak bu senaryo uygulandı.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu da tatbikata ilişkin değerlendirmesinde “Ayrıca TCG Anadolu’dan kalkan TB-3 SİHA’ları ile bir yandan MAM-L mühimmatı kullanılarak hareketli insansız suüstü araçlarını imha ederken, diğer yandan TB-3’e entegre edilen milli pod ile elektronik harp usullerini uygulayarak savunma sanayimizin ulaştığı üstün seviyeyi geliştirdiğimiz yeni doktrin ve taktiklerle birleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Denizkurdu-2/2026 geniş katılımla gerçekleştirildi

Türk Deniz Kuvvetleri koordinasyonunda gerçekleştirilen Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı’na toplam 125 deniz unsuru, 60 hava aracı ve yaklaşık 18 bin personel katıldı.

Tatbikatta TCG ANADOLU’nun yanı sıra fırkateynler, korvetler, denizaltılar, çıkarma gemileri, sahil güvenlik unsurları ve özel kuvvet birlikleri görev aldı. Program kapsamında AKYA ağır torpidosu, ATMACA gemisavar füzesi, HİSAR-D hava savunma füzesi, RAM sistemi, PENGUIN ve TEMREN füzeleri ile MAM-T mühimmatının da kullanıldığı atışlar gerçekleştirildi.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?

Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.

Yorumlar

0 yorum
İlk yorumu sen yaz.

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir