29 Temmuz 2026Teknolojiye dair her şey!
Son Haberler
AnasayfaGündemGeceyi Gündüze Çevirecek 50 Bin Aynalı Uydunun Sınır Oluşturduğu Sorun
Gündem

Geceyi Gündüze Çevirecek 50 Bin Aynalı Uydunun Sınır Oluşturduğu Sorun

Geceyi Gündüze Çevirecek 50 Bin Aynalı Uydunun Sınır Oluşturduğu Sorun
⏱ 3 dk okuma👁 13 görüntülenme

Avrupa Güney Gözlemevi’nden (ESO) yapılan yeni araştırmaya göre, Dünya yörüngesine gönderilecek çok sayıda uydunun astronomi üzerindeki etkisini endişe ile karşılıyor. ESO astronomu Olivier Hainaut, gece gökyüzünün korunması için uyduların sayısının 100 binin üzerinde olmaması gerektiğini belirtti. Ancak mevcut projeler bu sınırın çok üzerine çıkıyor.

Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!

ESO astronomu Olivier Hainaut, Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan çalışmada, gece gökyüzünün korunması için uyduların sayısının 100 binin üzerinde olmaması gerektiğini belirtti. Hainaut’a göre, bu sınır korunursa teleskoplar bilimsel gözlemlerini sürdürebilir. Ancak mevcut projeler bunun çok üzerine çıkıyor.

Bugün açıklanan planlar, gelecekte yörüngeye 1,7 milyondan fazla uydu gönderilmesini öngörüyor. Araştırmaya göre bu tablo astronomi için ciddi sonuçlar doğurabilir.

Aynalı uydular en büyük risk olarak görülüyor. Araştırmada en dikkat çeken konu, ABD merkezli Reflect Orbital’in geliştirdiği aynalı uydular oldu. Şirket, bu uydularla gece saatlerinde Güneş ışığını Dünya’nın belirli noktalarına yansıtmayı hedefliyor.

Hainaut’a göre bu sistem, gökyüzündeki en parlak yapay cisimlerden biri haline gelebilir ve teleskop gözlemlerini ciddi şekilde zorlaştırabilir.

Astronomlar, uydu sayısındaki artıştan uzun süredir endişe duyuyor. Özellikle SpaceX’in 2019 yılında Starlink uydularını fırlatmasının ardından teleskop görüntülerinde uzun ışık izleri oluşmaya başladı. Bu durum, uzun pozlama gerektiren gözlemleri doğrudan etkiliyor.

Bugün Dünya yörüngesinde yaklaşık 14 bin uydu bulunuyor. Bunların büyük bölümünü Starlink uyduları oluşturuyor. Önümüzdeki yıllarda bu sayının katlanarak artması bekleniyor.

 

Hainaut, mevcut durumun şimdilik yönetilebildiğini ancak yeni projelerin yer tabanlı astronomiyi sınırın ötesine taşıyacağını ifade ediyor.

SpaceX’in gelecek yıllarda yaklaşık 1 milyon yeni uydu fırlatmayı hedeflediği belirtiliyor. Bu planın içinde yörüngedeki yapay zeka veri merkezi ağları da yer alıyor.

Reflect Orbital ise 2035 yılına kadar 50 bin aynalı uydu göndermeyi amaçlıyor.

Bunun yanında Amazon’un internet hizmeti için 3 binden fazla uydu planı bulunuyor. E-Space’in Cinnamon projesi ile Çin’in CTC-1 ve CTC-2 takımyıldızları da yörüngeye yüz binlerce yeni uydu ekleyebilir.

Teleskopların görüş alanı daralabilir. Araştırmada mevcut ve planlanan uydu ağlarının konumu, hareketi ve parlaklığı birlikte simüle edildi. Sonuçlara göre Şili’deki ESO Çok Büyük Teleskobu’nun (VLT) görüş alanındaki kayıp, SpaceX’in planlanan uyduları nedeniyle yüzde 28’e kadar çıkabilir.

ABD’deki Vera C. Rubin Gözlemevi ise her gece saatler süren gözlemlerini kullanamaz hale gelebilir.

Aynalı uydular geceyi aydınlatabilir. Araştırmaya göre Reflect Orbital’in uydularından yansıyan ışık, Dünya yüzeyinde en az 5 kilometrelik bir alanı kaplayacak. Işığın doğrudan ulaştığı bölgelerde parlaklık dolunaydan dört kat fazla olabilir. Yansımanın dışında kalan gözlemciler bile bu uyduları Venüs kadar parlak görebilir.

Hainaut, ileride yüzlerce aynalı uydunun ışık kirliliğinin yoğun olduğu şehirlerden bile görülebileceğini belirtiyor.

Araştırmaya katılmayan Regina Üniversitesi astronomu Samantha Lawler ise bu tür uyduların yalnızca astronomiyi değil, gece teleskop kullanan kişileri, pilotları ve sürücüleri de güçlü ışık nedeniyle etkileyebileceğini söylüyor.

Gece gökyüzü daha parlak hale gelebilir. Araştırma yalnızca doğrudan görülen uyduları değil, görünmeyecek kadar sönük uyduların oluşturduğu genel parlaklığı da hesapladı. Sonuçlara göre yalnızca Reflect Orbital’in planladığı uydu ağı bile gece gökyüzünü dört kata kadar daha parlak hale getirebilir.

Hainaut, Dünya yörüngesindeki toplam uydu sayısının 100 binle sınırlandırılması ve uyduların belirli bir parlaklığın üzerine çıkmaması gerektiğini savunuyor. Araştırmacıya göre bu sınır, teleskopların kabul edilebilir düzeyde veri kaybetmesini sağlayabilir.

Sorun sadece astronomiyle sınırlı değil. Araştırma, uydu sayısındaki artışın başka riskler de oluşturduğunu hatırlatıyor. Görevini tamamlayan binlerce uydunun atmosfere girerek yanmasının çevre üzerindeki etkisi henüz tam olarak bilinmiyor. Ayrıca yörüngede yaşanabilecek çarpışmaların zincirleme kazalara yol açabileceği belirtiliyor. Kessler Sendromu olarak bilinen bu senaryoda uzaydaki enkaz miktarı hızla artabilir.

NASA da daha önce yaptığı açıklamalarda, yoğun uydu takımyıldızlarının Dünya’ya yaklaşan tehlikeli asteroitlerin tespitini zorlaştırabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Hainaut, alçak Dünya yörüngesinin hem iletişim sistemleri hem de bilimsel araştırmalar için büyük önem taşıdığını vurguluyor. Araştırmacıya göre bu alanın gelecek nesiller için kullanılabilir kalması adına, mega uydu ağlarının oluşturduğu ışık kirliliği ve diğer etkilerin kontrol altına alınması gerekiyor.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?

Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.

Yorumlar

0 yorum
İlk yorumu sen yaz.

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir