13 Ağustos 2026Teknolojinin en güncel hali!
Son Haberler
AnasayfaTeknolojiMinik ada, Çin’in küresel hakimiyetini sarsabilir: 16 milyon tonluk hazine keşfedildi!
Teknoloji

Minik ada, Çin’in küresel hakimiyetini sarsabilir: 16 milyon tonluk hazine keşfedildi!

Minik ada, Çin’in küresel hakimiyetini sarsabilir: 16 milyon tonluk hazine keşfedildi!
⏱ 3 dk okuma👁 2 görüntülenme
ABD ve Japonya, Pasifik Okyanusu’ndaki Minamitorishima Adası çevresinde bulunan nadir toprak elementlerini (NTE) deniz tabanından çıkarmak için iddialı bir projeye girişti. Yaklaşık 6 kilometre derinlikte bulunan nadir toprak elementleri Çin’in bu aladaki küresel hakimiyetini azaltabilir.

 

Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!

Eşsiz bir ada

Japonya’nın Tokyo’ya yaklaşık 1 600 kilometre uzaklıktaki, Pasifik Okyanusu’nun ortasında yer alan Minamitorishima Adası, haritalarda bile fark edilemeyecek kadar küçük. Çevresinde 1 000 kilometreden fazla mesafede başka kara parçası bulunmayan ada, Japonya’nın doğudaki son toprak parçası konumunda.

Adada sıradan vatandaşların ulaşmasına izin verilmiyor. Burada bir uçak pisti bulunmakta ve meteoroloji, atmosfer araştırmaları, denizcilik altyapısı ile savunma faaliyetleri için kullanılmakta. Ancak adanın asıl alameti, stratejik konumu değil, yüzeyin yaklaşık 6 kilometre altında barındırdığı dev ekonomik hazinesidir.

Ancak adanın çevresindeki münhasır ekonomik bölgede bulunan deniz tabanı, yüksek miktarda nadir toprak elementi barındırıyor. Üstelik adanın münhasır ekonomik bölgesi, Japonya’nın tüm kara yüzölçümünden daha geniş.

 

16 milyon tonluk rezerv 6 km derinlikte

Geçen yıl yapılan testlerde itriyum, gadolinyum ve disprosyum gibi ağır nadir toprak elementlerinin önemli miktarlarda bulunduğu belirlendi. Çin bu elementlere küresel düzeyde hakim konumda. Öyle ki Japonya’nın NTE ihtiyacının yaklaşık üçte ikisi Çin karşılıyor. Çin’in küresel payı yüzde 90 seviyesinde.

Minamitorishima’nın münhasır ekonomik bölgesinin sınırlarında Çin’in de arama faaliyetleri yaptığı ve iki ülke arasında bu konuda gerilimlerin yaşandığı biliniyor.

Japonya’nın daha önce gerçekleştirdiği araştırmalar, deniz tabanında 16 milyon tondan fazla nadir toprak minerali bulunabileceğine işaret ediyor. 2018’de yapılan tahminlere göre söz konusu rezerv itriyum için 780 yıl, europiyum için 620 yıl, terbiyum için 420 yıl ve disprosyum için 730 yıllık küresel talebi karşılayabilir.

 

Ticari üretim için 2028 hedefleniyor

Şimdiye kadar Minamitorishima’daki çalışmalar ağırlıklı olarak Japonya tarafından yürütüldü. Şimdi ise projede Japonya’nın derin deniz araştırmalarındaki deneyimiyle ABD’nin petrol ve doğal gaz sektöründeki sondaj tecrübesinden yararlanılacak. ABD merkezli Deep Reach Technology şirketi bu alanda öne çıkıyor.

Çin ayrıca bu alandaki hakimiyetini siyasi strateji olarak da kullanıyor. Geçtiğimiz yıl Çin, Japonya’ya yönelik disprosyum ve terbiyum ihracatını durdurmuştu. Bu elementler, elektrikli araçlarda kullanılan yüksek performanslı mıknatısların üretiminde kritik rol oynuyor.

 

Proje takvimine göre ise yeni sondajların ardından Japonya, 2028 yılına kadar ticari üretim planını oluşturmayı hedefliyor. Şubat 2027’de ise bir ay sürmesi planlanan tam ölçekli madencilik testi yapılacak. Test kapsamında çıkarılan malzemenin rafine edilmesi ve eritilmesi de denenecek. Japonya, bu çalışmaların ardından 2028’de yerli NTE üretiminin ticari olarak uygulanabilir olup olmadığını değerlendirecek.

Bununla birlikte projenin önündeki en büyük sorunlardan biri, yatakların olağanüstü derinlikte bulunması. Bu seviyede su basıncı deniz seviyesinin yaklaşık 600 katına ulaşıyor.

Projenin hayata geçirilmesi halinde milyarlarca dolarlık yatırım gerektirmesi ve ticari üretimin 10 yıldan uzun bir sürede gerçekleşmesi bekleniyor. Japonya’nın uzun vadeli büyüme planında, derin deniz kaynaklarının geliştirilmesi için 2040’a kadar yaklaşık 5,7 milyar dolarlık kamu ve özel sektör finansmanı öngörülüyor.

 

Özel sektör tahminlerine göre deniz tabanından çıkarılacak NTE’lerin maliyeti de Çin’in madenlerinin üç katına çıkabilir. Bununla birlikte Japon araştırmacılara göre gerçekleştirilen testler derinliğin aşılmaz bir engel olmadığını gösteriyor. Araştırmacılar uygun bir vakum pompası sistemiyle günde yaklaşık 3 500 ton çamurun deniz tabanından çıkarılabileceğini hesaplıyor. Ancak henüz hangi yöntemin ticari ölçekte en verimli olacağı konusunda karar verilmiş değil.

Son olarak bu dev projenin arkasındaki siyasi desteğin de belirsiz olduğunu belirtmek gerekiyor. Her ne kadar ABD Başkanı Donald Trump ve mevcut Japon Takaichi hükümeti ortak hareket etmeyi istese de proje, Trump’ın başkanlık döneminde bitmeyecek. Bu durum ABD’nin projeye yönelik uzun vadeli desteğini sorgulatıyor.

 

Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?

Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.

Yorumlar

0 yorum
İlk yorumu sen yaz.

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir