2 Bin Yıllık İskelet Antik Çin Hukukunun Karanlık Yüzünü Gösterdi

Antik Çin hukukunda bedensel cezaların uygulandığı uzun süredir tarihi kayıtlardan biliniyor. Ancak bu uygulamalara ait doğrudan fiziksel kanıt bulmak çok daha zordu.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
Henan eyaletindeki Sanmenxia kentinde ortaya çıkarılan bir kadın iskeleti, özellikle burun bölgesindeki izler nedeniyle bu konuda önemli bir örnek haline geldi.
2018’de yapılan kazılarda bulunan kadın yüzüstü gömülmüştü.
Kafatası üzerinde çalışan Texas A&M Üniversitesi’nden paleoantropolog Qian Wang ve ekibi, burun çevresindeki kemiklerde sıradan bir yaralanmayla açıklanması güç hasarlar tespit etti.
Journal of Archaeological Science: Reports dergisinde yayımlanan incelemeye göre burun bölgesindeki kemiklerin bir kısmı kasıtlı biçimde kesilmişti.
Dahası, kemiklerde belirgin iyileşme izleri vardı. Bu da kadının müdahale sırasında hayatta olduğunu ve sonrasında yaşamını sürdürdüğünü gösterdi.
Araştırmacılar kaza ihtimalini tamamen dışlamasa da bulgular, kasıtlı bir burun amputasyonunu daha güçlü bir olasılık haline getiriyor.
Çin hukukundaki ağır bedensel cezaların geçmişi M.Ö. 2070’e kadar uzanıyor.
Beş Ceza olarak bilinen sistemde suçun ağırlığına göre kalıcı dövme, burun kesme, ayakların veya tendonların kesilmesi, kısırlaştırma ve idam gibi cezalar uygulanabiliyordu.
Burun kesme cezası özellikle hayvancılık hırsızlığı, askerden kaçma ve zimmete para geçirme gibi suçlarla ilişkilendiriliyor.
Çin hanedanlıklarında bu tür cezalar zaman içinde kademeli olarak azaltılsa da bedensel cezaların bazı biçimlerinin Yuan ve Ming dönemlerine kadar sürdüğü biliniyor.
Sanmenxia’da bulunan iskeletin önemi de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Tarihi kayıtların anlattığı bir cezanın, bir insan bedeninde bıraktığı izler ilk kez bu kadar açık biçimde incelenebildi.
Burun boşluğunun çevresinde oluşan kemik mahmuzları ve iyileşme dokusu, kadının müdahaleden hemen sonra ölmediğini gösterdi.
Vücudun bu ölçüde iyileşebilmesi için belirli bir sürenin geçmiş olması gerekiyordu.
Bu durum, cezanın ardından kanamanın kontrol altına alınması, enfeksiyon riskinin azaltılması ve ağrının hafifletilmesi için bir tür bakım uygulanmış olabileceğini düşündürüyor.
Başka bir deyişle amaç yalnızca bedensel zarar vermek değil, kişinin cezadan sonra yaşamını sürdürmesini sağlamak da olabilir.
Kadının nasıl gömüldüğü ise hikayenin başka bir yönünü ortaya çıkarıyor.
Bir aile ya da topluluk mezarlığı yerine tek başına ve yüzüstü gömülmüş olması dikkat çekici.
Mezarda yalnızca bir bronz saç tokası bulundu; herhangi bir yazıt ya da mezar taşı yoktu.
Araştırmacılar bu gömü biçiminin, kadının cezalandırıldıktan sonra toplumdan dışlanmış olabileceğine işaret ettiğini düşünüyor.
Bu dışlanmanın ölümünden sonra da devam etmiş olması ihtimaller arasında.
Kadının hangi suç nedeniyle cezalandırıldığı ise bilinmiyor.
Mezarda kimliğine veya yaşamına dair yazılı bir kayıt bulunmadığından kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değil.
Araştırma ekibi, aynı bölgeden çıkarılan diğer iskeletleri de benzer travma, hastalık ve bedensel ceza izleri açısından incelemeyi sürdürüyor.
Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.





Yorumlar
0 yorum