İçeriğe atla
24 Eylül 2026Teknolojinin en güncel hali!
Son Haberler
AnasayfaTeknolojiBakan Bayraktar: Türkiye’nin İlk SMR’si 2030’da Görülecek
Teknoloji

Bakan Bayraktar: Türkiye’nin İlk SMR’si 2030’da Görülecek

Bakan Bayraktar: Türkiye’nin İlk SMR’si 2030’da Görülecek
⏱ 3 dk okuma👁 2 görüntülenme
Türkiye’de bu yılın sonunda devreye girmesi planlanan Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve Sinop’a inşa edilmesi planlanan nükleer santral gibi büyük ölçekli santrallerin yanı sıra küçük modüler nükleer reaktörler (SMR) inşa edilecek. Bu konuda yerli ve yabancı enerji şirketlerle görüşmeler sürerken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk küçük modüler nükleer reaktörü (SMR) için tarih verdi.

 

Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!

Hedef 2030

2030’ların ilk yarısında Türkiye’de ilk SMR’yi görmeyi umuyorum, diye belirtti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar. Küresel bir yarışın içinde olduğumuzu, ancak henüz bir reaktör görmediğimizi vurgulayarak, “Türkiye de bu işin bir çıkış aşamasında olsun istiyoruz” dedi.

Bakan, Türkiye’nin nükleer enerji alanında sanayi kapasitesine sahip olduğunu öne sürerek, hedeflerinin yalnızca nükleer santral yatırımı getirmek olmadığını, teknolojinin geliştirilmesi ve üretim tarafında da yer almak istediğini ifade etti.

Türkiye, SMR yatırımı için çeşitli ülkelerle iş birliği yapıyor. Türkiye Nükleer Enerji AŞ’nin (TÜNAŞ) ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile küçük modüler reaktörler konusunda işbirliği anlaşması yaptı. Ayrıca Kanada ile nükleer enerji alanında işbirliği fırsatlarının değerlendirildiğini, Fransa merkezli EDF ile de nükleer enerji konusunda yakın zamanda bir işbirliği anlaşması yapılmasının planlandığını belirtti.

 

Küçük nükleer reaktör (SMR) nedir?

SMR’ler (Small Nuclear Reactor), büyük nükleer santrallere kıyasla daha kompakt, modüler, esnek ve lojistik açıdan daha kolay kurulabilen reaktörler olarak tanımlanabilir. Genellikle 300 megavatın altında elektrik üretebilen bu reaktörler, fabrikalarda modüler olarak üretilip sahaya taşınarak kurulabiliyor. Böylece inşaat süresi ve maliyetleri düşerken, enerji altyapısı zayıf bölgelerde veya endüstriyel tesislerde kullanım imkanı doğuyor.

Daha düşük ilk yatırım maliyetleri, esnek kurulum seçenekleri ve gelişmiş güvenlik sistemleri sayesinde birçok ülke tarafından geleceğin enerji teknolojileri arasında gösteriliyor.

5 GW kapasiteli SMR kurulumu hedefleniyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın uzun vadeli projeksiyonlarına göre Türkiye, önümüzdeki 20-30 yıllık süreçte enerji sepetine en az 5 GW (gigavat) kapasitede SMR entegre etmeyi hedefliyor. 2053 yılına kadar planlanan toplam 30 GW’lık nükleer kurulu gücün önemli bir tamamlayıcısı olarak SMR’lar konumlandırılıyor.

Neden SMR’lere bu kadar ilgi var?

Elektrik talebinin artması, SMR yatırımlarının arkasındaki en önemli nedenlerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle yapay zeka ve veri merkezlerinin hızla büyümesi, 24 saat boyunca kesintisiz elektrik sağlayabilen enerji kaynaklarına yönelik ihtiyacı artırıyor.

Özel sektör tarafında ise Baykar başta olmak üzere MİA Teknoloji gibi yerli firmalar kendi bünyelerinde SMR reaktörler geliştireceklerini duyurmuş durumda. Türkiye’nin ABD dışında SMR’ler için Kanada, Fransa, Güney Kore ve İngiltere’yle de temaslarının bulunduğunu belirtelim. Benzer şekilde Türkiye’nin 4. nesil nükleer reaktör geliştiren tek özel şirketi ThorAtom ile sürdürülebilir nükleer enerji alanında faaliyet gösteren Fransız şirket NAAREA arasında da bu konuda ortak girişimler bulunuyor. Ek olarak Bill Gates’in bu alanda reaktörler geliştiren şirketi TerraPower ile de görüşüyor.

 

Nükleer enerji bu noktada hava koşullarından bağımsız sürekli elektrik üretme özelliğiyle dikkat çekiyor. SMR’lerin ise daha küçük ölçekleri sayesinde büyük nükleer santrallerin kurulmasının zor veya ekonomik açıdan uygun olmadığı bölgelerde, sanayi tesislerinde ve enerji yoğun tüketim merkezlerinde kullanılabilmesi hedefleniyor.

Ancak SMR’lerin geleceğin enerji sistemindeki rolü henüz kesinleşmiş değil. Teknolojinin ticari ölçekte yaygınlaşması için lisanslama, finansman, tedarik zinciri, yakıt, atık yönetimi ve maliyet gibi konularda önemli aşamaların tamamlanması gerekiyor. IAEA’nın güncel raporuna göre dünya genelinde 20’den fazla ülkede yaklaşık 70 SMR tasarımı ve teknoloji geliştirme faaliyeti bulunuyor. Bunların 15’ten fazlası 2035’e kadar konuşlandırılma aşamasına ilerliyor. IAEA da mevcut tasarımların önemli bölümünün hala geliştirme, lisanslama veya demonstrasyon aşamasında olduğuna dikkat çekiyor.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?

Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.

Yorumlar

0 yorum
İlk yorumu sen yaz.

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir