Anasayfa / Popüler Bilim / Volkanik kayadan yapılan yeni çimento, emisyonları yüzde 67 azaltabilir

Volkanik kayadan yapılan yeni çimento, emisyonları yüzde 67 azaltabilir

Sudan sonra dünyada en çok kullanılan ikinci ürün olan çimento, bugün dünyadaki karbon dioksit üretiminin yaklaşık yüzde 8’inden sorumlu. Üstelik önümüzdeki dönemde şehirleşme hız kazanarak devam edeceği için yakın gelecekte çimento kullanımının yüzde 50 artması bekleniyor. Bu da çimento üretimine bağlı karbon emisyonunun kayda değer ölçüde artacağı anlamına geliyor. Bu yüzden bu süreçte ortaya çıkan karbon salınımını azaltmak büyük önem taşıyor. Bunun yolu ise yüksek sıcaklıklarda işlenmesi gereken kireçtaşına daha çevre dostu alternatifler bulmaktan geçiyor.

Volkanik Kayaçtan Yapılan Yeni Çimento, Antik Roma Betonundan İlham Alıyor

Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!

Stanford Üniversitesi’nden jeofizikçi Tiziana Vanorio tarafından geliştirilen yeni bir çimento formülü, bu alandaki dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip. “Phlego” adı verilen bu yeni malzeme, geleneksel çimentoda kullanılan kireçtaşı yerine volkanik kayaçları temel alıyor ve üretim sürecinde karbon emisyonlarını %67’ye kadar azaltabiliyor. Üstelik bu yaklaşım tamamen yeni bir fikirden ziyade, geçmişten ilham alıyor. Antik Roma betonunun binlerce yıl ayakta kalabilmesini sağlayan volkanik kül (pozzolan) ve İtalya’nın Pozzuoli bölgesindeki doğal kaya oluşumları, bu çalışmanın temel referans noktalarını oluşturuyor.

Günümüzde kullanılan çimentonun en sorunlu kısmı, kireçtaşının yüksek sıcaklıklarda yakılarak “klinker” adı verilen ara ürüne dönüştürülmesi. Bu süreçte hem fosil yakıt kullanımı nedeniyle ciddi bir karbon salımı gerçekleşiyor hem de kimyasal reaksiyon sonucu doğrudan karbondioksit açığa çıkıyor. Dahası, işlenen kireçtaşının neredeyse yarısı gaz formunda atmosfere karışarak tamamen kaybediliyor. Vanorio’nun geliştirdiği yöntem ise bu sürecin en kirletici aşamasını ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Phlego’nun arkasındaki fikir, doğanın milyonlarca yıl içinde zaten “hazırladığı” kayaçları kullanmak. Araştırma ekibi, yer altındaki yüksek sıcaklık ve basınç koşullarında doğal olarak karbonunu kaybetmiş magmatik kayaçları inceleyerek bu süreci laboratuvar ortamına taşımayı başardı. Ortaya çıkan malzeme ısıtıldığında karbondioksit salımı yapmıyor; bunun yerine, İtalya’nın yer kabuğunda gözlemlenen lifsi ve çatlamaya dayanıklı mikro yapıları taklit eden yüksek performanslı bir yapı malzemesine dönüşüyor. Bu da hem daha dayanıklı hem de çok daha temiz bir üretim süreci anlamına geliyor.

Yeni Formül, Mevcut Çimento Tesisleriyle Uyumlu Olacak Şekilde Tasarlandı

Bu tür çevreci teknolojilerin önündeki en büyük engellerden biri genellikle yüksek maliyet ve mevcut altyapıyla uyumsuzluk olurken, Phlego bu noktada da farklılaşıyor. Yeni formül, mevcut çimento üretim tesislerinde kullanılan fırınlarla uyumlu olacak şekilde tasarlandı. Bu da şirketlerin milyarlarca dolarlık yeni yatırımlar yapmadan bu teknolojiye geçiş yapabilmesini mümkün kılıyor. Vanorio’ya göre, çimento gibi dönüşümü zor sektörlerde en hızlı ilerleme radikal değişimlerden değil, mevcut sistemlerle uyumlu çözümlerden geçiyor.

Stanford Sustainability Accelerator desteğiyle geliştirilen proje şu anda ölçek büyütme aşamasında. Araştırma ekibi kendi endüstriyel fırınını satın almış durumda ve Phlego’yu küresel pazara taşıyacak girişimciler arıyor. Eğer bu süreç başarıyla tamamlanırsa, antik Roma betonundan ilham alan bu fikir, geleceğin sürdürülebilir şehirlerinin temel yapı taşı hâline gelebilir.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir