Avustralya’nın 16 yaş altı kullanıcıları hedef alan sosyal medya yasağı, yürürlüğe girmesinin üzerinden dört ay geçmesine rağmen beklenen sonuçları vermedi. Aralık ayında hayata geçirilen ve dünya çapında “öncü” olarak nitelendirilen düzenleme, çocukların platformlara erişimini sınırlamayı amaçlıyordu. Ancak yapılan bir araştırma yasağın sahadaki etkisinin oldukça sınırlı kaldığını ortaya koydu. Çocuklar platformları kullanmaya devam ediyor
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
İngiltere merkezli Molly Rose Foundation tarafından Mart ayında gerçekleştirilen araştırma, 12-15 yaş aralığında 1000’den fazla çocukla yapılan anket sonuçlarına dayanıyor. Bulgulara göre yasa yürürlüğe girmeden önce sosyal medya hesabı bulunan çocukların yüzde 61’i halen bu platformlara erişim sağlayabiliyor. Bu oran, her beş çocuktan üçünün yasaklara rağmen hesaplarını kullanmaya devam ettiğini gösteriyor.
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise çocukların büyük bölümünün yasakları aşmak için karmaşık yöntemlere ihtiyaç duymaması. Rapora göre, erişim sağlayan çocukların çoğu bunu herhangi bir ek yönteme başvurmadan gerçekleştirdi. Bu durumun temel nedeni olarak, platformların 16 yaş altı kullanıcı hesaplarını tespit edip kaldırmakta başarısız olması gösteriliyor.
Bu yaklaşım işe yaramadı
Katılımcıların verdiği yanıtlara göre, YouTube kullanıcılarının yüzde 64’ü, Snapchat kullanıcılarının yüzde 61’i, Instagram ve TikTok kullanıcılarının ise yüzde 60’ı, hesaplarıyla ilgili platformlar tarafından “hiçbir işlem yapılmadığını” belirtti.
Öte yandan, yasağın ilk dönemlerinde bazı kullanıcıların yüz tanıma sistemlerini yanıltmak için makyaj yaptığı, farklı mimikler kullandığı veya VPN gibi araçlara başvurduğu yönünde bulgular da raporlara yansımıştı. Hatta bazı çocukların, yaş doğrulama sistemini aşmak için başkalarının yüzlerini kullandığı da tespit edilmişti.
Yasağın en önemli hedeflerinden biri çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmaktı. Ancak araştırma sonuçları bu konuda da beklentilerin karşılanmadığını gösteriyor. Ankete katılan ve yasa öncesinde sosyal medya kullanan çocukların yüzde 51’i düzenlemenin güvenlik açısından hiçbir fark yaratmadığını ifade ederken, yüzde 14’ü ise kendini daha az güvende hissettiğini belirtti.
Yasak bir çözüm mü?
Avustralya’nın attığı adım kısa sürede diğer ülkeler için de referans olmuştu. Yunanistan, Fransa, Endonezya, Avusturya, İspanya ve Birleşik Krallık benzer düzenlemeleri ya yürürlüğe aldı ya da değerlendirme sürecine girdi. Türkiye ise yasal düzenleme için gün sayıyor.
Günümüz dünyasında sosyal medya kullanımı artık yalnızca “erişim” meselesi değil. Çocuklar zaten dijital ortamın içinde büyüyor ve bu alanı tamamen kapatmak pratikte mümkün değil. Yasaklar çoğu zaman kullanımı yer altına itiyor, yani denetimsiz ve daha riskli alanlara kaydırıyor. Bu da güvenliği artırmak yerine ters etki yaratabiliyor.
Elbette buradan yasağın etkisiz ve yersiz olduğu anlaşılmamalı. Doğru tasarlanmış bir yasak, özellikle yaş doğrulama, ebeveyn kontrolü ve platform sorumluluğu ile birlikte uygulanırsa erişim bariyerini yükselterek kullanım oranını azaltabilir.
Daha kalıcı sonuç veren yaklaşım için platformların algoritma ve içerik politikalarının sıkı denetlenmesi, çocuklara yönelik dijital okuryazarlık eğitimi ve ebeveynlerin sürece aktif şekilde dahil edilmesi şart. Tüm bunlar yapılırken yetişkin kullanıcıların deneyimlerinde olumsuzluklar da yaratmamak gerekiyor.







