Avrupa, Rusya’nın atmosfer üstü Oreshnik füzesi için güçlerini birleştirdi

Avrupa savunma sanayisinin önde gelen şirketleri, kıta için stratejik öneme sahip yeni bir hava ve füze savunma sistemi geliştirmek üzere güçlerini birleştiriyor. Hollanda merkezli Destinus liderliğinde kurulan yeni ortaklık, Bliksem EXO adı verilen Avrupa’nın ilk atmosfer dışı önleme sistemi üzerinde çalışacak. Projenin ilk önemli kilometre taşı ise 2027 yılında uzayda gerçekleştirilecek test olacak. Beş şirket aynı çatı altında buluşuyor
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
Destinus, MBDA, Safran, Airbus ve Thales, Paris’te düzenlenen törende Bliksem EXO konsorsiyumunun kurulmasına yönelik bir niyet mektubu imzaladı. Şirketler, üç ay içinde bağlayıcı anlaşmayı tamamlamayı ve Ağustos ayında ortak mühendislik çalışmalarına başlamayı hedefliyor.
Rusya’nın balistik füze üretimi artırdığı biliniyor. Bu nedenle Avrupa, orta ve orta-uzun menzilli balistik füzelere atmosfer dışında müdahale edebilecek yerel bir çözümü hayata geçiriyor. Günümüzde Avrupa, bu kabiliyette büyük ölçüde ABD’nin işlettiği Aegis Ashore üslerinde kullanılan SM-3 önleyicilerine güveniyor. Almanya ise İsrail’in geliştirdiği Arrow-3 sistemini tedarik ediyor. Şirketler, Bliksem EXO’nun mevcut Avrupa hava savunma sistemleriyle rekabet etmek yerine onları tamamlayacağını ifade ediyor. Sistemin, NATO’nun entegre hava ve füze savunma ağıyla tam uyumlu çalışması ve European Sky Shield Initiative (ESSI) kapsamında bugün eksik olan üst katman savunmasını sağlaması amaçlanıyor. Ayrıca sistem tasarımı ve test süreçlerinde Ukrayna’nın yoğun füze ve hava saldırılarına karşı edindiği operasyonel tecrübelerden de yararlanılması planlanıyor.
Doğrudan çarpışma yöntemiyle imha edecek
Bliksem EXO, patlayıcı savaş başlığı kullanmayacak. Bunun yerine hedefi, atmosfer dışında kinetik “hit-to-kill” yöntemiyle doğrudan çarparak etkisiz hale getirecek. Sistem, özellikle 1.000 ila 3.000 kilometre menzilli orta menzilli balistik füzeler (MRBM) ile 3.000 ila 5.500 kilometre menzilli orta-uzun menzilli balistik füzelere (IRBM) karşı geliştiriliyor.
Konsorsiyum, sistemin özellikle ayrılabilir veya manevra yapabilen, atmosfere yeniden giriş araçlarına sahip Rus Oreshnik sınıfı balistik füzelere karşı da kullanılmasının hedeflendiğini belirtiyor. Bununla birlikte, önleme irtifası, hedef hızı, koruma alanı veya aynı anda kaç tehdide karşı görev yapabileceği gibi kritik performans verileri henüz açıklanmış değil. Oreshnik füzesi Mach 10 (12,300 km/s) seviyesi hızlara çıkabiliyor. İlk kez Kasım 2024’te Ukrayna’nın Dnipro kentine yapılan saldırıda muharebe sahasında test edilen platform, temel olarak hipersonik terminolojisi, çoklu harp başlığı mimarisi ve yüksek kinetik enerjisiyle ön plana çıkıyor. Oreshnik’in en belirgin avantajı, atmosfere yeniden giriş aşamasında ana gövdeden ayrılarak farklı koordinatlardaki birden fazla hedefi aynı anda vurabilen bağımsız başlıklar (MIRV) saçabiliyor olması. En büyük teknik zorluk hedefi ayırt edebilmek
Atmosfer dışındaki önleme görevlerinde en büyük mühendislik sorunu yalnızca hedefe ulaşmak değil. Zira gerçek savaş başlığını sahte hedeflerden ve enkazdan ayırt edebilmek bu sistemlerin başarı faktörünü doğrudan etkiliyor.
Atmosfer dışında hava direnci bulunmadığı için savaş başlığı, yem hedefler ve diğer parçalar benzer yörüngelerde ilerleyebiliyor. Atmosfer içinde hafif cisimler hava sürtünmesi nedeniyle yavaşlarken atmosfer dışında böyle bir ayrışma gerçekleşmiyor. Bu nedenle radarlar ve sensör ağı hangi cismin gerçek tehdit olduğunu belirlemekte zorlanıyor. Tespit gerçekleşse bile hedefi imha etmek de bir o kadar zor.
Bu zorluk genellikle “mermiyi mermiyle vurmaya” benzetilir. Zira yukarıda da dediğimiz gibi, önleyici sistemde bir patlayıcı bulunmuyor. Uzayda, pratikte minicik olan bir cismi yine minicik bir metal parçası ile vurmaya çalışmak ve bunu son derece yüksek hızlarda gerçekleştirmek gerekiyor. Üstelik atmosfer olmadığı için hassas yörünge hareketleri de küçük iticilerle sağlanmak zorunda. Bu yüzden benzer sistemlerin başarı oranları da “yazı tura atmak” olarak kabul edilir.
Konsorsiyumun açıkladığı takvime göre 2027 yılında uzaydaki ilk önleyici araç testi gerçekleştirilecek. Ancak bu testin tam kapsamlı bir önleme denemesi olmayacağı belirtiliyor.
Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.




Yorumlar
0 yorum