Son dönemde bilgi akışının giderek sosyal medyaya ve yapay zekâ araçlarına kayması, internet siteleri için adeta varoluşsal bir krize dönüşmüş durumda. Eskiden bilgiye ulaşmak için arama motorlarından arama yapıp listelenen sitelerden bir ya da birkaçını ziyaret eden kullanıcılar, şimdi ChatGPT ya da Gemini üzerinden sorgu yaparak aynı bilgiye hiçbir siteye gitmeden ulaşabiliyor. Dahası artık Google da arama sonuçlarının en üstünde AI tarafından oluşturulmuş yanıtlar ve özetler gösteriyor. Tüm bunlar internet sitelerine giden trafiği günbegün azaltıyor. Buna bir de sosyal medyadaki sürekli bilgi akışı eklenince, internet siteleri için kriz daha da büyüyor. Haberin kaynağı olan medya kuruluşlarının bile tamamen bypass edildiği bu yeni düzen, yeni gelir modelleri için de ihtiyaç duyuyor. Medya kuruluşları ve Cloudflare gibi bilişim şirketleri bu soruna yeni çözümler üretmeye çalışırken, yavaş yavaş devletler de devreye girmeye başlıyor. Bu konuda şu ana kadarki en dikkat çekici adımlardan biri Avustralya’dan geldi.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
Meta, Google, TikTok Gibi Şirketlere “Haber Vergisi” Geliyor
Daha önce yürürlüğe koyduğu düzenlemelerle teknoloji devlerini haber kuruluşlarıyla anlaşmaya zorlayan Avustralya, son dönemde yaşanan dönüşümle birlikte giderek etkisiz hâle gelen bu sistemi revize etmek için yeni bir adım attı. Avustralya hükümeti; Meta, Google ve TikTok gibi büyük dijital platformları hedef alan yeni bir vergi düzenlemesi hazırlıyor.
Temmuz ayı başında parlamentoya sunulması planlanan taslak yasaya göre, bu şirketler haber kuruluşlarıyla doğrudan anlaşma yapmadıkları takdirde Avustralya’daki gelirlerinin %2,25’i oranında vergi ödemek zorunda kalacak. Hükümet, bu düzenlemeyle platformları gazetecilik faaliyetlerine finansal katkı sağlamaya teşvik etmeyi amaçlıyor.
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, gazeteciliğin ekonomik bir karşılığının olması gerektiğini vurgulayarak, büyük teknoloji şirketlerinin haber içeriklerini ücretsiz şekilde kullanarak gelir elde etmesini eleştirdi. Albanese’ye göre, bu içerikleri üreten gazetecilerin emeği karşılıksız bırakılmamalı ve bu alana yapılan yatırım, sağlıklı bir demokrasinin temel unsurlarından biri olarak görülmeli.
Medya İçin Yılda 180 Milyon Dolar Toplanabilir
Avustralya yönetimi tarafından önerilen “News Bargaining Incentive” modeli, medya kuruluşlarının karşı karşıya olduğu krizi hafifletecek yeni bir gelir kapısı oluşturabilir. Hükümete göre bu sistem yılda 200 ila 250 milyon Avustralya doları (140-180 milyon $) arasında gelir sağlayabilir. Elde edilen bu gelir, haber kuruluşlarına, istihdam ettikleri gazeteci sayısına göre dağıtılacak. Böylece daha fazla gazeteci çalıştıran kurumlar daha büyük pay alacak.
Teknoloji Şirketleri Vergiye İtiraz Ediyor
Teknoloji şirketleri ise bu düzenlemeye oldukça eleştirel yaklaşıyor. Meta, haber kuruluşlarının platformlarında içerik paylaşmayı kendi istekleriyle seçtiğini ve bunun zaten karşılıklı bir değer yarattığını savunuyor. Şirkete göre bu yasa, gerçekte bir “dijital hizmet vergisi” niteliği taşıyor ve sektörler arasında zorunlu bir gelir transferi yaratıyor. Benzer şekilde Google da bu verginin gereksiz olduğunu, reklam pazarındaki dönüşümü göz ardı ettiğini ve bazı platformları kapsayıp bazılarını dışarıda bırakarak adil olmayan bir yapı oluşturduğunu belirtiyor.
Düzenleme gerçekten de belli başlı platformları kapsıyor. Microsoft, Snapchat veya OpenAI gibi diğer önemli aktörlerin bu sistemin dışında bırakılması, eleştirilerin odağındaki başlıklardan biri. Öte yandan hedef alınan şirketlerin büyük ölçüde ABD merkezli olması, bu düzenlemenin uluslararası siyasi yansımaları olabileceğine dair endişeleri de beraberinde getiriyor. Hatırlarsanız Trump daha önce Amerikalı şirketlere yaptırım uygulamak isteyen devletlere karşı sert çıkışmıştı. Şimdi Avustralya da Trump engeliyle karşılaşabilir. Ancak atılan bu adım, devletlerin de bu krizi önlemek için devreye girebileceğini göstermesi açısından önemli bir emsal taşıyor.







