Jeff Bezos’un kurucusu olduğu Blue Origin, Ay yüzeyinde kullanılabilecek oksijen üretim sistemi geliştirdiğini duyurdu. Şirketin açıklamasına göre geliştirilen reaktör, Ay toprağından elektrik akımı yardımıyla solunabilir oksijen elde edebiliyor. Bu gelişme, gelecekte kurulması planlanan kalıcı Ay yerleşimleri için kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Ay yüzeyini kaplayan ince toz tabakasının (regolit) yaklaşık yarısının oksijenden oluştuğu biliniyor. Ancak bu oksijen, demir ve titanyum gibi metallerle kimyasal bağlar içinde bulunduğu için doğrudan kullanılamıyor. Blue Origin’in geliştirdiği sistem, bu bağlı yapıyı çözerek oksijeni serbest hale getirmeyi hedefliyor.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
Ay üsleri için hayati önemde
Şirketin “Air Pioneer” adını verdiği küçük ölçekli reaktör, Ay’da üretim konseptinin merkezine yerleştiriliyor. Blue Origin, bu teknolojinin uçuşa hazır hale getirilebileceğini ve Ay’da sürdürülebilir yaşam için ilk solunabilir hava kaynağını sağlayabileceğini belirtiyor.
Paylaşılan görüntülerde Ay toprağı benzeri malzeme içinde oksijen kabarcıklarının oluştuğu görülüyor. Blue Origin yaptığı açıklamada, Dünya’dan oksijen taşınmasının hem maliyetli hem de riskli olduğuna dikkat çekerek Ay üzerinde üretim yapılmasının uzun vadeli uzay yerleşimleri için zorunluluk haline geleceğini vurguladı. Şirket, sistemin yalnızca oksijen üretmekle kalmayacağını, aynı zamanda uzay araçları için yakıt ve yaşam destek sistemlerine de katkı sağlayacağını ifade etti.
Elektroliz temelli ayrıştırma
Geliştirilen sistem, yüksek sıcaklıkta elektroliz prensibiyle çalışıyor. Ay toprağı yaklaşık 1.600 santigrat dereceye kadar ısıtılıyor, ardından elektrik akımı uygulanarak bileşenler iyonlarına ayrıştırılıyor.
Bu süreçte pozitif yüklü metal ve silikon iyonları bir elektroda yönelirken negatif yüklü oksijen iyonları diğer elektrotta toplanıyor. Oksijen gaz halinde açığa çıkarılarak kullanılabilir hale gelirken metal bileşenler sistemin tabanında birikiyor.
Bu yöntem sayesinde yalnızca oksijen değil, aynı zamanda demir, alüminyum ve silikon gibi yapı malzemeleri de elde edilebiliyor. Şirket, bu yan ürünlerin gelecekte Ay altyapısı, elektronik sistemler ve enerji üretim ekipmanlarında kullanılabileceğini belirtiyor.
1 MW enerji gerekiyor
Proje, Blue Origin’in “Blue Alchemist” isimli daha geniş kapsamlı uzay kaynak kullanımı programının bir parçası olarak yürütülüyor. NASA, bu çalışma için şirketle birlikte 35 milyon dolarlık destek sağladı. Program, Ay ve derin uzay görevleri için uzun vadeli teknolojilerin geliştirilmesini amaçlıyor. NASA ayrıca Apollo görevlerinden Dünya’ya getirilen Ay örneklerini Blue Origin’e sağlayarak sistemin test edilmesinde kullanılabilecek daha gerçekçi bir simülasyon ortamı oluşturulmasına katkıda bulundu. Bu sayede reaktörün gerçek Ay koşullarına daha yakın verilerle değerlendirilmesi hedefleniyor.
Şirket, reaktörün oksijen üretiminin yanı sıra cam, güneş paneli kaplamaları ve elektronik bileşenler için gerekli malzemeleri de sağlayabileceğini aktarıyor. Öte yandan sistemin çalışabilmesi için yaklaşık 1 megawatt düzeyinde enerji gerektiği belirtiliyor. Bu miktar, aynı anda yüzlerce evin enerji ihtiyacına denk geliyor. Blue Origin, bu enerjinin Ay yüzeyine kurulacak güneş paneli dizileriyle karşılanabileceğini öngörüyor.
Şirketin planına göre, gelecekte kurulacak her Ay yerleşimi, bu tür reaktörleri besleyecek bağımsız enerji altyapısına sahip olacak. NASA’nın 2028 yılında Artemis IV görevi kapsamında insanları yeniden Ay’a göndermesi planlanırken Blue Origin ve SpaceX gibi şirketler de bu süreçte Ay’da kalıcı üsler kurma yarışında yer alıyor.







