Anasayfa / Popüler Bilim / Çin, bir vakitler çöl olan yerde buğday yetiştirmeye başladı

Çin, bir vakitler çöl olan yerde buğday yetiştirmeye başladı

Çin’in en zorlu coğrafyalarından biri olan Taklamakan Çölü’nde başlatılan “çöl buğdayı” projesi, iki yılın sonunda dikkat çekici sonuçlar vermeye başladı. Ülkenin hem çölleşmeyle mücadelesini güçlendirmeyi hem de gıda güvenliğini artırmayı hedefleyen girişim, ilk etapta deneysel bir çalışma olarak başlatılmıştı. Bugün ise proje, yüksek verim ve sürdürülebilir üretim açısından umut veren bir modele dönüşmüş durumda.

Yüksek başarı oranı elde edildi

Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!

Proje ilk olarak Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde, Taklamakan Çölü’nün kıyısında hayata geçirildi. Başlangıçta yaklaşık 400 hektarlık bir alanda gerçekleştirilen ilk hasat, çöl koşullarında tarım yapılabileceğini kanıtlayan önemli bir dönüm noktası oldu. Aradan geçen sürede farklı bölgelerde yürütülen çalışmalar, bitkilerin şiddetli kum fırtınalarına rağmen hayatta kalabildiğini gösterdi.

Yürütülen son ekim çalışmalarında ise yaklaşık 547 hektarlık alanda ekilen buğdayın yeşerme ve fide tutma oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. Bu oran, çöl gibi ekstrem bir ortam için dikkat çekici bir başarı olarak değerlendiriliyor.

Projede kullanılan modern sulama teknolojileri, verimliliğin artmasında kritik rol oynadı. Özellikle “pivot sprinkler” olarak bilinen (center pivot sulama sistemi olarak da bilinir) ve döner başlıklı püskürtme sistemine dayanan sulama yöntemi sayesinde, hem suyun etkin kullanımı sağlandı hem de iş gücü ihtiyacı ciddi şekilde azaldı.

Tarım sahasında daha önce yaklaşık 30 kişinin yaptığı işi artık sadece 4 kişi yürütebiliyor. Sistem, doğru ayarlandıktan ve gübreleme yapıldıktan sonra minimum insan müdahalesiyle çalışabiliyor.

İlk denemeler başarısızdı

Projeye dahil olan ekipler, başlangıçta damla sulama yöntemini tercih etti. Ancak şiddetli kum fırtınaları, genç buğday fidelerine büyük zarar verdi. Hayatta kalan bitkiler ise yeterli gelişimi gösteremedi ve neredeyse ürün vermedi.

Yapılan analizler sonucunda döner başlıklı püskürtme sisteminin çöl koşullarına daha uygun olduğu anlaşıldı. Bu sistem, toprağın üst katmanını nemli tutarak kumun daha hızlı çökmesini sağlıyor. Aynı zamanda sürekli püskürtülen su, bitkilerin üzerindeki tozu temizleyerek fotosentez verimliliğini artırıyor.

Tarım yapılacak alanların başlangıçta tamamen kum tepelerinden oluştuğu belirtiliyor. Bu nedenle projede yalnızca ekim değil, altyapı yatırımları da kritik rol oynadı. Su temini için rezervuarlar inşa edildi ve geniş bir boru hattı ağı kurularak su doğrudan tarlalara ulaştırıldı.

Taklamakan Çölü’nde yürütülen çalışmalar yalnızca buğday üretimiyle sınırlı kalmadı. Son iki yılda bölgede mısır, gül ve farklı tarım ürünlerinin de büyük ölçekli hasatları gerçekleştirildi.

Çin, çöle savaş açtı

Çin’in uzun vadeli çevre politikalarının bir parçası olan bu projeler, ülkenin çölleşmeyle mücadelesine de katkı sağlıyor. Resmi verilere göre 2000 ile 2019 yılları arasında ülkenin büyük çöl ve kumluk alanlarında rüzgar erozyonuna uğrayan toprak miktarı yaklaşık yüzde 40 azaldı. Ayrıca Çin, arazi bozulmasında “sıfır büyüme” hedefine ulaşan ilk ülke olarak öne çıkıyor.

Ülkede Gobi Çölü gibi bölgelerin hızla genişlemesi, 400 milyondan fazla insanı etkileyen şiddetli kum fırtınalarına neden olmakta. Bu nedenle yıllardır çöle karşı “Büyük Yeşil Duvar” projesi yürütülüyor. Çin’deki çölleşme o kadar derindi ki 1990’ların sonunda her yıl Lübnan büyüklüğünde bir arazi çölleşiyordu.
Bu çevresel felaketle mücadele etmek amacıyla Çin hükümeti, bugün “Büyük Yeşil Duvar” olarak adlandırılan girişimi 1978 yılında başlattı. Projenin temel hedefi, bölgedeki yeşil örtü oranını 2050 yılına kadar %5’ten %15’e çıkarmak ve çölleşmenin ilerlemesini durdurmak.

Çölleşmeyi durdurmak için sadece ağaç dikmek yeterli olmamakta, karmaşık mühendislik ve tarım teknikleri kullanılıyor. Taklamakan Çölü gibi bölgelerde, rüzgarı kesmek ve tarım alanlarını korumak için devasa ağaç kuşakları ve çalı setleri oluşturuldu. Ayrıca modern bir çözüm olarak, kumullara güneş panelleri de kuruluyor. Bu paneller hem enerji üretiyor hem de gölge sağlayarak altındaki bitkilerin yetişmesine uygun bir ortam sağlıyor. Panellerin temizlenmesi için kullanılan suyun toprağa süzülmesi de bitkilerin sulanmasını sağlıyor.

Ancak her şey mükemmel değil. Çölde su kaynaklarının kısıtlı olması, dikilen ağaçların hayatta kalma oranını ciddi şekilde düşürüyor. Yapılan araştırmalara göre son 40 yılda dikilen ağaçların sadece onda biri hayatta kalabildi. Ayrıca, tek tip ağaç dikimi (monokültür) yapılması, bitkileri zararlı böcek saldırılarına karşı savunmasız bırakıyor. Çin, bu süreçte ağaçlardan ziyade çalı ve bodur bitkilerin çöl koşullarına çok daha dayanıklı olduğunu ve hayatta kalma oranlarının üç kat daha fazla olduğunu da keşfetti.

Çin’in yürüttüğü bu çalışmalar sonucunda, yıllık çölleşme hızı geçmişteki 10.000 kilometrekareden yaklaşık 2.300 kilometrekareye kadar geriledi. Saihanba Ulusal Orman Parkı gibi bölgeler, eski çorak arazilerin nasıl gür ormanlara dönüştürülebileceğinin başarılı bir örneği olarak gösteriliyor.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir