Bugün artık pek çok konuda ABD ile kafa kafaya yarışacak konuma gelmiş olan Çin, yapay zekâ alanında da Batılı rakiplerini oldukça zorluyor. DeepSeek, Alibaba, ByteDance gibi şirketlerin Batılı rakiplerine denk performanslar sunan en gelişmiş modellerini açık kaynak kodlu olarak kullanıma sunması, sektörde dengeleri değiştirmiş durumda. Bu yaklaşım bir yandan ABD’li şirketlerin yapay zekâ teknolojierlinden para kazanmasını zorlaştırırken, diğer yandan Çinli modellerin küresel pazarda da daha hızlı yayılmasını sağlıyor. Açık kaynaklı yapay zekâ modelleri, geliştiricilere sunduğu esneklik ve düşük maliyet avantajı sayesinde bugün AI ekosisteminin en dinamik alanlarından biri hâline gelmiş durumda. Bu alanda geliştiricilerin en çok başvurduğu platformlardan olan Hugging Face tarafından yayımlanan son rapor, Çin’in yapay zekâdaki açık kaynaklı yaklaşımının meyve verdiğini net şekilde ortaya koyuyor.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
Çinli Modellerin Pazar Payı ABD’li Rakiplerini Geride Bıraktı
Hugging Face’in 2026 Bahar raporuna göre, Çin kaynaklı açık kaynaklı yapay zekâ modellerinin küresel indirme sayısı 10 milyarı aşmış durumda. Bu eşik, yalnızca bir büyüme göstergesi değil; aynı zamanda yapay zekâ geliştirme coğrafyasının nasıl yeniden şekillendiğinin de somut bir işareti. Rapora göre Şubat 2025 ile Şubat 2026 arasında platformdaki büyük dil modeli indirmelerinin %41’i Çin menşeli modellerden gelirken, ABD’nin payı %36,5 seviyesinde kaldı. Bu da Çin’in açık kaynaklı yapay zekâ tarafında artık lider konuma yükseldiğini gösteriyor.
Çin’in bu yükselişinde en dikkat çekici aktörlerden biri, Alibaba tarafından geliştirilen Qwen model ailesi. Qwen, sadece kendi başına yüksek indirme sayılarına ulaşmakla kalmadı, aynı zamanda 113 binden fazla türev modelin ortaya çıkmasına zemin hazırlayarak ekosistemi de büyüttü. Bu sayı, Google ve Meta gibi devlerin toplamını geride bırakıyor. Analizlere göre Qwen modelleri Mart ayı itibarıyla yaklaşık 1 milyar indirmeye ulaşırken, küresel açık kaynak model indirmelerinin %50’den fazlasını tek başına domine ediyor.
Bu sürecin kırılma noktası ise 2025’in başında DeepSeek tarafından geliştirilen R1 modelinin yayımlanması oldu. DeepSeek R1’in ardından Çinli şirketler adeta açık kaynak model üretiminde yarışa girdi. Baidu bir yıl içinde sıfır modelden 100’ün üzerine çıkarken, ByteDance ve Tencent gibi şirketler de model üretimlerini katlayarak artırdı. Bu hızlı üretim ve dağıtım döngüsü, Çin’in açık kaynak tarafında ölçek avantajı yakalamasını sağladı.
ABD tarafında ise bu gelişmeler yakından takip ediliyor. ABD-Çin Ekonomik ve Güvenlik İnceleme Komisyonu tarafından yayımlanan raporda, Çin’in açık kaynak yaklaşımının “kendini pekiştiren bir rekabet avantajı” yarattığı vurgulanıyor. Rapora göre düşük maliyetli ve erişilebilir modeller, daha fazla geliştiricinin bu ekosisteme katılmasını sağlıyor; bu da hem geliştirme hızını artırıyor hem de benimsemeyi daha da yaygınlaştırıyor. Bu döngü, uzun vadede ABD’nin yapay zekâ liderliği için ciddi bir tehdit olarak görülüyor.
Küresel Yapay Zekâ Patent Başvurularının Yüzde 60’ını Çin Yapıyor
Öte yandan Çin’in yalnızca model dağıtımında değil, fikri mülkiyet tarafında da güçlü bir konumda olduğu dikkat çekiyor. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü verilerine göre Çin, küresel yapay zekâ patent başvurularının yaklaşık %60’ını gerçekleştirerek bu alanda da liderliğini pekiştirmiş durumda. Bu da açık kaynak stratejisinin yalnızca kısa vadeli bir büyüme değil, uzun vadeli bir teknoloji yatırımı olarak kurgulandığını gösteriyor.
Öte yandan ABD’de bazı ekonomistler, Çin’in yapay zekâ konusunda benimsediği açık kaynak yaklaşımını doğrudan ABD’nin ekonomik gücünü zayıflatmak için yürütülen bir strateji olarak görüyor. Bildiğiniz gibi bugün ABD ekonomisinin bel kemiğini teknoloji şirketleri oluşturuyor ve bu şirketler bugün artık neredeyse tüm umutlarını ve yatırımlarını yapay zekâya bağlamış durumda. Ancak Çin’in en gelişmiş modellerini açık kaynak kodlu olarak sunması bu yatırımların paraya dönüştürülmesini zorlaştırıyor. Bu da tüm ABD ekonomisini çökertebilecek AI balonunu daha da kırılgan hâle getiriyor. Çünkü uzun vadede bu yatırımların karşılığının olmayabileceği korkusu, yatırımcıları giderek daha fazla endişelendiriyor.







