9 Temmuz 2026Teknolojiye dair her şey!
Son Haberler
AnasayfaPopüler BilimDünyanın birinci nükleer güçlü ticari yükü uzaya gönderildi
Popüler Bilim

Dünyanın birinci nükleer güçlü ticari yükü uzaya gönderildi

Dünyanın birinci nükleer güçlü ticari yükü uzaya gönderildi
⏱ 2 dk okuma👁 11 görüntülenme
ABD merkezli City Labs, ticari amaçlı geliştirilen nükleer enerjili bir yük taşıyan ilk uyduyu başarıyla yörüngeye gönderdi. SpaceX‘in Falcon 9 roketiyle gerçekleştirilen Transporter-17 görevi kapsamında fırlatılan BOHR uydusu, şirketin geliştirdiği trityum tabanlı betavoltaik güç sistemini uzay ortamında test etmek üzere alçak Dünya yörüngesine yerleştirildi.

Nükleer enerji uzay görevlerinde yeni bir teknoloji değil. 1961 yılında ABD Donanması’nın Transit navigasyon uydularında da nükleer güç sistemleri test edilmişti. ABD ve Sovyetler Birliği, özellikle güneş panellerinin yetersiz kaldığı radar keşif ve meteoroloji gibi yüksek enerji gerektiren askeri ve deneysel uydularda uzun yıllar nükleer sistemlerden yararlandı. Ancak güneş panellerinin verimliliğinin artması ve elektronik sistemlerin gelişmesiyle birlikte nükleer güç kaynakları 1990’lı yıllardan itibaren daha çok dış Güneş Sistemi’ni keşfetme görevleriyle sınırlı kaldı.

Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!

Savunma projeleri ticari kullanımın önünü açıyor

Son dönemde ise ABD Savunma Bakanlığı, askeri uydular için güneş ışığına daha az bağımlı, daha dayanıklı ve geçmişte kullanılan uranyum ile plütonyum tabanlı sistemlere kıyasla daha güvenli enerji çözümleri üzerinde çalışıyor. Bu kapsamda onaylanan BOHR projesi, hem City Labs’ın teknolojisini doğrulamayı hem de gelecekteki ticari uzay nükleer sistemleri için düzenleyici sürecin önünü açmayı amaçlıyor.

BOHR’un geliştirilme yaklaşımı, geçmişte kullanılan nükleer uydulardan önemli ölçüde ayrılıyor. 6 kilogramın altında ağırlığa sahip bir CubeSat olan uydu, ana sistemlerini çalıştırmak için güneş panellerinden yararlanırken test edilen yük tamamen bağımsız çalışan City Labs NanoTritium Betavoltaic güç sistemiyle besleniyor.

Sistem, uranyum veya plütonyum gibi ağır radyoaktif elementler yerine, hidrojenin radyoaktif izotopu olan trityumun doğal beta bozunmasını kullanıyor. Derin uzay görevlerinde Voyager 2 gibi araçlarda bulunan radyoizotop termoelektrik jeneratörlerin aksine, bu teknoloji ısı üretmek yerine elektriği doğrudan elde ediyor. Bu esasında bir nükleer pil olarak düşünülebilir.

20 yıl kesintisiz enerji sağlayabiliyor

Üretilen güç seviyesi yüksek olmasa da sistemin en önemli avantajlarından biri uzun çalışma ömrü. Trityumun yaklaşık 12,3 yıllık yarı ömrü, NanoTritium sisteminin 20 yıldan uzun süre kesintisiz enerji üretebilmesini mümkün kılıyor.

Bu sistemler aynı zamanda insanlar için de güvenli. Açıklamaya göre beta parçacıkları insan derisini geçemeyecek kadar düşük güce sahip. Bunun yanında trityum gazı, katı metal hidrit folyo içerisinde güvenli şekilde depolandığından sızıntı veya patlama riski de ortadan kaldırılıyor.

Geçmişte yaşanan Kosmos 954 kazası gibi olaylar nedeniyle uzaydaki nükleer sistemler uzun yıllardır tartışma konusu oluyor. Sovyetler Birliği’ne ait ve yaklaşık 31,1 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum-235 taşıyan uydu, 24 Ocak 1978’de kontrolsüz şekilde atmosfere girerek Kanada üzerinde yaklaşık 600 kilometrelik bir alana radyoaktif parçalar saçmış, olay büyük bir temizlik operasyonuna ve diplomatik krize yol açmıştı. City Labs ise BOHR’un düşük kütlesi ve trityum tabanlı farklı çalışma prensibi sayesinde benzer bir risk taşımadığını belirtiyor.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?

Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.

Yorumlar

0 yorum
İlk yorumu sen yaz.

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir