İnsan beyni iki kritik dönemde büyük değişim geçiriyor

Beynin değişim hızı yaşam süresi boyunca sabit değildir. Yeni kapsamlı bir çalışmanın bulgularına göre, hücresel yapıdaki en belirgin iki döneme 24 ve 60 yaş etrafında rastlanıyor.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
New York’taki Icahn Tıp Fakültesi araştırmacılarıyla birlikte oluşturulan ekip, karar verme ve hafıza gibi kritik fonksiyonların merkezi prefrontal korteksini incelemek amacıyla, bebeklikten 97 yaşına kadar uzanan dönemlerden elde edilen 1,3 milyondan fazla beyin hücresini moleküler düzeyde analiz etti.
Çalışma, bebeklik ve ergenlik dönemlerinde hücrelerin hızla değiştiğini ve yeni bağlantılar kurduğunu ortaya koydu. Yaklaşık 24 yaşına gelindiğinde bu değişim belirgin bir şekilde yavaşlıyor; beynin moleküler yapısı ise 60 yaş civarına kadar daha istikrarlı bir düzene geçiyor.
İkinci büyük değişim 60 yaş civarında
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, 60 yaş sonrasında oluşan yeni hücresel düzen. Bu dönemde, beynin bakım ve koruma işlevlerini üstlenen hücrelerin etkinliği artıyor. Çalışma, insan beyninin detaylı hücresel haritasını oluşturmayı hedefleyen PsychAD projesi çerçevesinde yürütülmüş ve araştırmacılar, farklı yaş gruplarındaki beyin hücrelerinde bulunan RNA moleküllerini inceleyerek genlerin hangi dönemlerde daha aktif olduğunu saptadı.
Elde edilen tablo, üç ana evreyi ortaya koyuyor: Çocukluk ve gençlikte hızlı gelişim, yetişkinlikte nispeten istikrarlı bir dönem, ve 60 yaş sonrasında yaşlanma ile ilişkili değişikliklerin ön plana çıktığı yeni bir aşama.
Beynin biyolojik saati de değişiyor
Araştırmada, sadece hücresel yapı değil, aynı zamanda hücrelerin günlük ritimleri de analiz edildi. Genç ve orta yaşlı yetişkinlerde planlama ve hafıza ile ilgili sinir hücrelerinin 24 saatlik sirkadiyen ritme güçlü bir şekilde bağlı olduğu tespit edildi.
60 yaşından sonra ise sinir hücrelerinde bu ritmin önemli ölçüde zayıfladığı ortaya çıktı. Buna karşılık, beynin bağışıklık sistemiyle ilişkili hücreler farklı bir günlük düzen sergiliyor. Özellikle akşam saatlerinde hücresel stres ve iltihaplanma ile mücadele eden süreçlerin daha aktif olduğu tespit edildi.
PsychAD çerçevesinde yayımlanan diğer çalışmalar, 6,3 milyon bireysel hücre verisini birleştirerek Alzheimer, Parkinson, Lewy cisimciği demansı, vasküler demans, şizofreni ve bipolar bozukluk gibi hastalıkların hücresel düzeyde nasıl ilerlediğini araştırmayı hedefliyor.
Bu çalışmaların bir başka ilginç yönü, yüksek miktarda zararlı protein birikimi olan Alzheimer hastalarının hâlâ zihinsel yetilerini koruyabilmesidir. Araştırmacılar, sinir hücreleri ile onları destekleyen ve koruyan hücrelerin stres karşısındaki farklı tepkilerinin bu dirençte etkili olabileceğini öne sürüyor.
Araştırma ekibinden Profesör Panos Roussos, ortaya çıkan ayrıntılı hücresel haritanın gelecekte kişiselleştirilmiş tedavilerin geliştirilmesine ve yeni ilaç hedeflerinin belirlenmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.
Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.





Yorumlar
0 yorum