Geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamalarla ekonomi dünyasının en çok konuşulan ismi olan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Bloomberg HT’de katıldığı programda sözlerinin yanlış anlaşıldığını açıkladı.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
ENFLASYON TÜM KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR
Sözlerinin sosyal medyada çekildiği yerleri görünce derinden üzüldüğünü anlatan Hakan Aran, “Bunları görünce söylediklerimi tane tane açıklamak istedim. Enflasyon tüm kötülüklerin anasıdır dedim. Enflasyonla mücadelenin en önemli öncelik olduğunu söyledim. Enflasyonla mücadele etmekten daha önemli bir konumuz olmadığının her fırsatta altını çizdim. Enflasyonla ilgili söylediklerimin arkasındayım” dedi.
MEHMET ŞİMŞEK’İ ÜZDÜĞÜM İÇİN ÜZÜLDÜM
Program için gece gündüz çalışan insanların kolayca yıpratılmaması gerektiğini söyleyen Hakan Aran, “Üzüldüğüm nokta Hazine ve Maliye Bakanımız ve TCMB Başkanımızın söylediklerim nedeniyle üzülmesinden dolayı çok üzüntülüyüm. Bu insanlara haksızlık yapmak yapabileceğimiz en büyük adaletsizlik olur” diye konuştu.
ASLINDA BUNLAR TARTIŞILABİLİR DEMİŞTİM
Hakan Aran sözlerini şöyle sürdürdü:
“İran ile savaşı biz çıkarmadık, petrolü 100 dolara biz getirmedik. Şu anki konjonktürde enflasyonla mücadele programına şartlara göre bir revizyon yapmazsak geleceğimiz yer yüzde 27 demiştim. Enflasyonda geleceğim yeri görüyorsam, şirketlerin içinde bulunduğu zorluğu da görüyorsam iletişimi kurgulamak kaydıyla bunlar tartışılabilir demiştim.
İYİ YAPAYIM DERKEN KÖTÜ OLDU
Enflasyon alsın başını gitsin, üç hanelere çıksın demedim. Bu hali ekonomiye zarar veriyor. İyi bir şey yapayım derken kötü bir şeye vesile oldum.
YEPYENİ BİR ŞEY YAPALIM DEMİYORUM
Tespitim çok net. Bu tespitim şuna dayanıyor enflasyonla mücadele programı yürütüyoruz enflasyonla mücadele programında pek çok gecikme yaratan, elimizde olmayan faktörlerle programın hedefine arzu ettiğimiz sürede gelmemesine vesile olan sorunlarla uğraşıyoruz bu sırada düşündüğümüzden daha fazla enerji harcıyoruz ve bu sürede düşündüğümüzden daha uzun zaman geçiriyoruz böyle bir konjonktürde ben şu anda sene sonu enflasyon beklentilerinin %27-28 bandına geldiğini görüyorum bugünkü enflasyona bakıyorum 30-31 bandında diyorum ki önümüzde bizim yaklaşık 8 ay var 8 aylık bir dönem var 8 aylık bir dönemde %31 olan enflasyonu %27-28 bandına getireceğimizi görüyorsak hep beraber bunda hemfikirsek ve mevcut programımızın içerisinde yapabileceklerimiz ülke ekonomisinin elverdiği şeylerle macbuysa bu durumda bizim oturup bir şeyleri konuşmamız, tartışmamız gerekmez mi diyorum ve bunu oturup konuşmamız, tartışmamız gerekmez mi derken ben harcanan 3,5 yıl çöpe atılsın program baştan beri zaten yanlıştı bu insanlar yıpratılsın hadi oturalım yepyeni bir şeyler yapalım enflasyonu tekrar uçuralım demiyorum ama işte bu dediğim şeyi deme ve tartışma zemini olmadığı için diyorum ya vazgeçmek daha güzeli çünkü hiç olmazsa şunu söyleyebilirim, ben size mevcut program, enflasyonla mücadele programı devam ettiği durumda enflasyon sene sonunda bugünkü seviyeden daha aşağıya gelecek daha aşağıya gelen bir enflasyonda sene sonunda %27’ye gelmiş olan bir enflasyonla biz 2027 yılına başlarken ne zaman ülke yeni bir ekonomi programını mevcut olan ekonomi programının modifikasyonunu tartışmaya hazır hale gelmişse yıpratmadan, insanlara özlük haklarına onun kişilik haklarına zarar vermeden ve bu insanların emeğini çöpe atmadan tartışma zamanı gelmişse o zaman tartışılır.
ENFLASYONDAN DAHA BÜYÜK BİR SORUNUMUZ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM
Yani bu programdan çıkılsın, tümden çıkılsın demek enflasyonla mücadele etmek yanlıştı, enflasyonu önceliklendirmek yanlıştı, enflasyonla mücadele etmeye gerek yok anlamına gelir. Ben enflasyonla mücadele edilmesinin en kutsal görev olduğunu kabul etmiş ve enflasyondan daha büyük bir sorunumuz olduğunu da düşünmüyorum.
ADINI ‘ENLFASYONLA MÜCADELE’ KOYMAYALIM
Yani en büyük sorunumuz enflasyon. Enflasyonla mücadele sonuna kadar edilsin, hep beraber elimizden ne geliyorsa yapalım, mücadele ettiğimiz enflasyonda nereye varacağımızı ve ne olduğunu mücadele ettiğimiz şey de yani siz bir müsabakada bir bakarsınız şöyle bir adım geriye çekilip bu mücadelenin sonunda nereye gidiyorum diye bakarsınız ben ona baktığım zaman şunu görüyorum, mücadele ediyoruz, yapıyoruz, 27 mi bunun karşılığı? Bu konjonktürde o yüzden mücadele ettiğimiz konudan çıkmadan 27’yi görüyorsam bunun içerisine ben başka bir program adını değiştirebilirim adını değiştirmem demek enflasyonla mücadele etmeyeceğim demek değil ki yani adına pek çok program ismi koyabilirsiniz.
NE DÜŞÜNÜYORSAM HER ZAMAN SÖYLÜYORUM
Dezenflasyon programı demezsiniz, enflasyonla mücadele programı demezsiniz, başka bir isim koyarsınız. O ismin içerisinde enflasyonla mücadele olmasın demek enflasyonla mücadeleyi atın kenara anlamına taşımaz ama işte bunu doğru bir şekilde nasıl aktarılabilir doğru bir şekilde bu tartışma ortamı yokken ve taraflar bu kadar kutuplaşmışken konuşabilir miyiz konusunu ben bilemediğim için, ne düşünüyorsam bunu samimi olarak her zaman aktaran birisiyim her düşündüğünü aktaran birisi değilim doğru ortam doğru zamanda gerçekten bir şeyin ülke ekonomisi için faydalı olacağına inanıyorsam bir konuyu söylüyorum ama onun da zaten faydadan ziyade zarar verdiğini görünce de bu açıklama yapma gereği duyuyorum yoksa bu konuda pek çok şey düşünüyor olabilirim ama düşündüğüm şeyi söyleme nedenim ve ortaya atma nedenim aslında buna ihtiyacımız olduğunu sandığım içindi. Ama görüyorum ki bunun çok uzağındayız peki şunu sorayım o konuşmanın içerisinde önemli bir nokta var bence bu kısım diğer bölüm çok tartışıldığı için biraz boşta kalıyor bence en çok tartışılması gereken konulardan bir tanesi bütün dünyada sanayinin dönüşüm içerisinde olduğu globalleşmenin tersine döndüğü dolayısıyla aslında kendine yetebilmenin veya aynı zamanda ithalata bağımlı olan alanları azaltmanın çok belirleyici hale geldiği bir dönem siz hitotuzdan bahsetmişsiniz sanayi bakanlığının sanayi teknoloji bakanlığının belirlediği ürün gamlarından bahsedip buralarda bir sanayi dönüşümünden bahsetmişsiniz şimdi esas bence tartışılması gereken kısım biraz burası para politikası öyle mi böyle mi ya da programı öyle mi böyle miden ziyade sizce biz bu tarafa nasıl hazırlanabiliriz yani hem finans sektörü gözüyle bakınca hem de aslında ülke genelinde bir ortak akıllı işi o tarafa doğru yönlendirebilmek adına.







