Bir dönem MetaVerse hayalinin peşine takılıp VR başlıklarına öncelik veren Meta, son dönemde ise dümeni yapay zekâ destekli akıllı gözlüklere kırmış durumda. Şirketin Ray-Ban ile iş birliği içinde geliştirdiği akıllı gözlükleri, sıradan bir gözlüğü andıran sade tasarımlarıyla kullanıcılardan da büyük ilgi görüyor. Bu yüzden Meta son dönemde gelecek planlarını bu gözlükler ve halefleri üzerine yapıyor. Ancak Meta’nın büyük umutlar bağladığı bu gözlükler, mahremiyet konusunda ciddi endişeleri de beraberinde getiriyor. Bu gözlükler hayatımıza girdiği günden beri gündemde olan bu endişeler, bu hafta paylaşılan bilgilerle birlikte daha da alevlendi. Veri Etiketleme Görevlileri, Meta Kullanıcılarının Mahrem Görüntülerini de İnceliyor
Özellikle Avrupa basınında geniş yer bulan yeni bir araştırma, Meta’nın akıllı gözlüklerinin arkasındaki veri işleme süreçlerine dair ciddi soru işaretleri doğurmuş durumda. İsveç’in önde gelen gazetelerinden Svenska Dagbladet’in Göteborgs-Posten ile birlikte yürüttüğü araştırmaya göre, Meta’nın yapay zekâ destekli gözlüklerini kullanan bazı Avrupalı kullanıcılar, farkında olmadan son derece hassas görüntü ve bilgilerini insan moderatörlere açıyor.
Haberde, Kenya’da çalışan veri etiketleme (annotation) görevlilerinin, kullanıcılar tarafından kaydedilen videolar arasında son derece mahrem görüntülerle karşılaştıkları belirtiliyor ki bu bilgi doğrudan çalışanlardan geliyor. Başkalarının mahrem anlarının önlerine serilmesinden rahatsızlık duyan çalışanların, bu durumu basınla paylşamaya karar vermiş. Çünkü çalışanların ifadelerine göre bu içerikler arasında çıplaklık, tuvalet görüntüleri ve cinsel içerikli anlar yer alıyor. Ayrıca kredi kartı bilgileri gibi hassas bilgilerin de gözlüğün kamerasına yansıdığı için Meta çalışanları tarafından görüldüğü belirtiliyor.
Meta’nın Ray-Ban Display ve benzeri yapay zekâ özellikli gözlükleri, kullanıcının gördüğü sahneleri kaydedebiliyor ya da Meta AI asistanı üzerinden analiz edebiliyor. Ancak bu yapay zekâ özelliklerinden yararlanabilmek için kullanıcıların Meta’nın hizmet şartlarını kabul etmesi gerekiyor. Bu şartlar, yakalanan verilerin hem otomatik sistemler hem de insan moderatörler tarafından incelenebileceğini belirtiyor ama bu uyarı uzun metinler içine adeta gizlendiği için pek çok kullanıcı bunları okumadan onaylıyor. Ayrıca okuyup bu durumdan rahatsızlık duysa dahi cihazından tam anlamıyla yararlanabilmek için pek çok şeye gönülsüzce de olsa onay vermesi gerekiyor; çünkü kullanıcıya belli başlı konularda izin verip, belli başlı alanlarda ise sınırlarını koruyacağı bir alternatif sunulmuyor. Yapay zekâ teknolojileri bugün insanlara otonom sistemler gibi pazarlanıyor olsa da aslında işin arkasında hâlâ ciddi bir insan müdahalesi bulunuyor. Bunun temel nedeni ise büyük dil modellerinin ve görsel yapay zekâ sistemlerinin eğitimi için insan etiketleyicilere ihtiyaç duyulması. Görüntülerin içeriği tanımlanıyor, nesneler işaretleniyor, konuşmalar çözümleniyor ve sistemin doğru yanıt verip vermediği kontrol ediliyor. Kısacası “makine öğrenimi” denilen süreç, önemli ölçüde insan emeğine dayanıyor.
“Bazı Kullanıcılar Kaydedildiğinin Farkında Bile Değil”
Soru işaretleri ise bu insan emeğinin nerede ve hangi koşullarda devreye girdiği noktasında yoğunlaşıyor. Haberde, Meta’nın taşeron firmalar aracılığıyla Kenya gibi ülkelerde binlerce veri etiketleyicisi çalıştırdığı belirtiliyor. Bu çalışanlar, gizlilik sözleşmeleri altında, çoğu zaman düşük ücretlerle ve yoğun vardiyalarla çalışıyor. İnceledikleri içeriklerin son derece hassas olabildiğini, hatta bazı kullanıcıların kaydedildiklerinin farkında bile olmayabileceğini söylüyorlar. Özellikle gözlüklerin sürekli takılabildiği düşünüldüğünde, cihazın istemeden de olsa mahrem anları kaydedebilmesi teknik olarak mümkün görünüyor.
Bu durum Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) açısından da ayrı bir tartışma yaratıyor. GDPR, kişisel verilerin nasıl işlendiği konusunda şeffaflık ve açık rıza şartı getiriyor. Haberde görüşüne yer verilen veri koruma hukukçularına göre, kullanıcıların verilerinin Avrupa dışındaki moderatörlere aktarılması ve hassas içeriklerin insan gözüyle incelenmesi, açık ve anlaşılır biçimde bilgilendirme gerektiriyor. Öte yandan gazeteciler, Meta’nın giyilebilir ürünlerine ait gizlilik politikasına ulaşmanın dahi kolay olmadığını; detayların farklı sayfalar arasında dağılmış olduğunu aktarıyor.
Meta ise konuya ilişkin doğrudan bir yorum yapmaktan kaçınarak, canlı yapay zekâ kullanımı sırasında medyanın Meta AI Hizmet Şartları ve Gizlilik Politikası doğrultusunda işlendiğini belirtmekle yetindi. Ayrıca kullanıcıların hassas bilgileri paylaşmama sorumluluğuna da vurgu yaptı. Bu noktada Meta gibi şirketlerin aksi yönde bir tavır beklemek de yanlış olur zaten.






