ABD, ağır bombardıman uçağı B-1’i İran’da devreye soktu

ABD ordusu, İran ile 12 gün önce yeniden başlayan çatışmalar kapsamında ilk kez B-1 Lancer stratejik bombardıman uçağını kullanarak İran Devrim Muhafızları’na (IRGC) ait hedefleri vurdu. Bu adım, Washington’ın askeri operasyonlarının kapsamını genişlettiğine işaret ediyor. B-1’ler neden önemli?
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
ABD Hava Kuvvetleri’nin B-52 Stratofortress ve B-2 Spirit ile birlikte üç ana stratejik gücünden biri olan B-1B Lancer, 1 Ekim 1986’da resmen hizmete girdi. Değişken kanat yapısı ve birim başı yaklaşık 283 milyon dolarlık maliyetiyle öne çıkan uçak, 24 adet 2.000 librelik genel maksat bombası ya da çok sayıda JASSM/JSOW seyir füzesi taşıyabiliyor. Uçak 34 tonluk devasa yük kapasitesine sahip.
Düşük irtifada ses hızının üzerine çıkabilmesi (Mach 1.2) ve ABD envanterindeki tüm bombardıman uçakları arasında en yüksek mühimmat hacmine sahip olmasıyla kritik bir caydırıcı unsur sayılan B-1B’lerin bölgedeki varlığı, Washington’ın İran’a yönelik operasyonlarının hem kapsamını hem de yıkıcı yoğunluğunu artırdığı yönünde değerlendiriliyor.
Görev İngiltere’den başladı
Yetkililere göre B-1 uçağı görevine İngiltere’deki bir hava üssünden başladı. Uçağın kalkışı, çevrim içi uçuş takip platformlarında da tespit edildi. Buna karşın ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), aynı gün yayımladığı operasyon açıklamasında B-1 görevine doğrudan değinmedi.
CENTCOM açıklamasında ABD unsurlarının İran’ın askeri operasyon merkezlerini, deniz kabiliyetlerini, uçak hangarlarını, İHA depolarını ve askeri lojistik altyapısını hedef aldığı belirtildi. Operasyonların amacının ise İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik tehdit oluşturma kapasitesini azaltmak olduğu ifade edildi.
ABD ordusu, B-1 bombardıman uçaklarını daha önce İran’a yönelik Operation Epic Fury kapsamında da kullanmıştı. Bu görevlerde füze üsleri, komuta merkezleri, silah depoları ve hava savunma sistemleri hedef alınmıştı. Bölgedeki ABD askeri yığınağı sürerken, Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı daha geniş kapsamlı askeri operasyonlara yeniden başlama seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor. ABD ve İsrailli yetkililer, böyle bir kararın önümüzdeki birkaç gün içinde alınabileceğini öne sürüyor.
Hürmüz Boğazı gerilimi devam ediyor
ABD’nin saldırılarının genişlemesine rağmen İran’ın Hürmüz Boğazı konusundaki tutumunda belirgin bir değişiklik görülmedi. Tahran yönetimi aynı zamanda bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırılarını da sürdürüyor.
ABD’li bazı savunma yetkilileri, İran’ın Hürmüz çevresindeki askeri kapasitesinin “neredeyse yok denecek seviyeye” indiğini savunuyor. Bazı uzmanalr ise İran’ın halen bu kabiliyete sahip olduğunu aktarıyor.
Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada İran’ın Hürmüz Boğazı’nda gemilere yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde Tahran dahil köprüler ve elektrik santrallerinin bombalanabileceği uyarısında bulundu.
Bu arada gerilim Hürmüz Boğazı ile sınırlı değil. Çarşamba günü Husiler, Suudi limanlarına abluka ilan etmelerinin ardından ilk kez Suudi gemilerine saldırı düzenledi. Yetkililere göre İran, Husiler üzerinden Kızıldeniz’de yeni bir cephe açarak hem Körfez’deki baskıyı artırmayı hem de uluslararası petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip deniz yollarını hedef almayı amaçlıyor
Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.




Yorumlar
0 yorum