İçeriğe atla
7 Eylül 2026Teknolojinin en güncel hali!
Son Haberler
AnasayfaTeknolojiASELSAN’dan ALP 300-G açıklaması: S-400 radarından daha iyi
Teknoloji

ASELSAN’dan ALP 300-G açıklaması: S-400 radarından daha iyi

ASELSAN’dan ALP 300-G açıklaması: S-400 radarından daha iyi
⏱ 3 dk okuma👁 1 görüntülenme

Al Jazeera Arabic’in hazırladığı kapsamlı belgeselde Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşüm detaylı biçimde incelendi. Belgesel, ASELSAN’ın ALP 300-G radarının S-400 sistemleriyle karşılaştırmasını öne çıkardı ve KAAN, Çelik Kubbe, ATMACA ile Türkiye’nin İHA ihracatı gibi yerli projeler hakkında önemli bilgiler sundu.

Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!

ALP 300-G radarı S-400’den iyi

ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Bora Kartal, Al Jazeera’ya verdiği röportajda ALP 300-G’nin SİPER uzun menzilli hava savunma sisteminin bir bileşeni olduğunu açıkladı. Kartal, radarın S-400’ün arama radarına benzer bir görev üstlendiğini ve performans bakımından birçok açıdan üstün olduğunu vurguladı.

“Bu radar, en küçük bileşenleri olan elektronik çiplerinden başlayarak şu an gördüğünüz tam sisteme kadar tamamen Türkiye içinde geliştirildi.”

KAAN’a geniş yer ayrıldı

Belgesel, ABD’nin 1975’te Kıbrıs Harekatı sonrası uyguladığı ambargodan günümüze kadar süren dönüşümü gözden geçiriyor. TUSAŞ, ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN’ın kapılarını açtığı bu yapımda KAAN, Çelik Kubbe, ATMACA, İHA’lar, hava savunma sistemleri ve askeri gemiler aracılığıyla Türkiye’nin elde ettiği kabiliyetler inceleniyor.

KAAN baş mühendisi Emre Yaban, “Bizim sınıfımızda F-22, Rus uçağı Su-57 ve Çin uçağı J-20 gibi uçaklar yer alıyor.” dedi.

Kartal ayrıca ALP 300-G’nin en küçük elektronik bileşenlerinden nihai sistem seviyesine kadar Türkiye’de geliştirildiğini ve geliştirme sürecinde elektronik çipler dahil yerli imkanların kullanıldığını açıkladı.

 

Yaban, uçağın tamamen yerli bir proje olduğunu ve tüm bileşenlerin yerel kaynaklı olduğunu belirtti. “Uçağımız yüzde 100 ulusal bir proje. En önemli özelliği, onu sıfırdan geliştiriyor olmamızdır. Tüm bileşenleri yerel ve ulusal kaynaklı; yerel olarak tasarlanan işletim sistemi de dahil. Bu uçağı, 70’li yıllarda başlatılan ‘Kendi Uçağını Kendin Yap’ projesinin gerçek bir örneği olarak sayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Yaban, Türkiye’nin hedefinin yalnızca 5. nesil savaş uçağı geliştirmek olmadığını vurguladı: “Şu anda sadece dört ülke beşinci nesil savaş uçakları geliştirebildi. Bizim aslında asıl amacımız 5. nesil değil, 6. nesile giden yolun altyapısını oluşturmak.”

“Bu kadar ilerleyeceğimizi beklemiyorlardı”

TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu, Türkiye’nin savunma sanayisindeki tecrübenin başlangıçta montaj faaliyetleriyle başladığını ve zamanla üretim, tasarım ile geliştirme kabiliyetlerinin arttığını anlattı.

Demiroğlu, “Belki de bu kadar ilerleme kaydedebileceğimizi beklemiyorlardı.” dedi.

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de Türkiye’nin bağımsızlık hedefinin yalnızca platform üretmekten ibaret olmadığını vurguladı: “Bir ordunun gerçek gücü sadece sayısal verilerden ibaret değildir. Asıl güç, platformlardan mühimmatlara, yazılımlardan elektronik sistemlere kadar tüm süreçlerin tam kontrolüne sahip olmaktan geçer. Türkiye’nin gerçek bağımsızlığından ancak bu gereklilikleri eksiksiz karşıladığımızda bahsedebiliriz.”

 

Demiroğlu, Türkiye’nin savunma ihracatında yalnızca ürün satıp pazardan çekilmeyi hedeflemediğini belirtti: “Biz bu işi sadece mal satmak, para kazanmak ve sonra çekip gitmek olarak görmüyoruz. Ortaklığa ve birlikte çalışmaya inanıyoruz. Teknoloji transferine hazırız. Biz Batı’nın yaptığını yapmıyoruz; aksine Batı’nın hiç sunmadığı şeyleri sunuyoruz. Afrika ülkeleri ve genel olarak Küresel Güney ülkeleri, on yıllardır kendilerine dayatılan politikalardan bıkmış durumda.”

Harpoon’un yerini ATMACA aldı

Belgeselde Türk savaş gemilerinin üretim süreçleri incelendi. Gemilerdeki algılama ve silah sistemleri ASELSAN ve ROKETSAN gibi yerli şirketlerden temin edildi. ABD yapımı Harpoon gemisavar füzelerinin yerini ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA’nın aldı.

İthal radar ve ateş kontrol sistemlerinin de yerli çözümlerle değiştirilmesiyle savunma platformlarındaki yerli bileşen oranının yüzde 80’den yüzde 100’e çıkarılabileceği ifade edildi.

Demiroğlu aynı zamanda ambargolara da değindi: “Sistemlerin bize tamamen satılmasının engellendiği durumlarla karşılaştık ve bazen sistemlerimizin üretiminde kullanılan belirli bileşenlerin tedarikinin durdurulduğu da oldu. Bu yüzden bağlı kaldığımız temel ilke, ürünlerimizi geliştirmek veya üretmek için hiçbir dış kaynağa bağımlı olmamaktı.”

 

Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?

Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.

Yorumlar

0 yorum
İlk yorumu sen yaz.

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir