TUSAŞ’tan kritik açıklama: KAAN, ANKA-3 ve HÜRJET’te yeni gelişmeler

Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen Farnborough Havacılık Fuarı kapsamında şirketin yürüttüğü projelere ilişkin HaberTürk’e önemli açıklamalarda bulundu. Demiroğlu, KAAN’ın TUSAŞ için en öncelikli proje olduğunu vurgulayarak şirket bünyesinde tek bir proje kalacak olsa bunun KAAN olacağını, TEI tarafında ise aynı önemin TF35000 yerli turbofan motoru için geçerli olduğunu söyledi.
KAAN’ın Türk Hava Kuvvetleri’nin gelecekteki ana savaş uçağı olacağını belirten Demiroğlu, Eurofighter gibi platformların filoyu destekleyeceğini ancak omurgayı oluşturmayacağını ifade etti. Hedeflerinin 2033 yılında TF35000 motorlu KAAN teslimatlarına başlamak olduğunu belirten Demiroğlu, Endonezya ile yapılan 48 uçaklık anlaşmada da yerli motorun temel şartlardan biri olduğunu dile getirdi.
Öte yandan KAAN programına uluslararası ilginin giderek arttığını ifade eden Demiroğlu, Avrupa’daki FCAS programının iptal edilmesine ve GCAP’in henüz erken aşamada bulunmasına dikkat çekti. Demiroğlu, P1 ve P2 prototiplerinin bu yıl içerisinde uçmasının planlandığını söyledi. Ayrıca Endonezya’nın programa katılımının diğer ülkelerin ilgisini artırdığını belirterek, önümüzdeki 1-2 yıl içinde KAAN’ın 3 ila 5 farklı ülkeyle ortak yürütülen bir programa dönüşebileceğini ifade etti.
Demiroğlu, ANKA-3’ün tamamen yenilenen seri üretim konfigürasyonunun geliştirildiğini açıkladı. Yeni tasarımda radar kesit alanını azaltmaya yönelik yapısal iyileştirmeler yapılırken, boya ve kaplama teknolojileri de geliştirildi. Ayrıca platformun uçuş menzili ve havada kalış süresi artırıldı. Faydalı yük kapasitesi 1,3 tondan 1,7 tona yükseltildi. Yeni ANKA-3 yalnızca hava-yer görevlerinde değil, gerektiğinde hava-hava angajmanlarında da görev yapabilecek. Kuyruksuz tasarıma sahip olması da ANKA-3’ü radar görünmezliğini güçlendiriyor. Mevcut güncel takvime göre yeni prototipin bu yıl sonunda tamamlanması ve 2027’nin ilk çeyreğinde ilk uçuşunu gerçekleştirmesi hedefleniyor. Teslimatların ise 2027’nin ikinci yarısında başlaması planlanıyor.
Platformda Ukrayna menşeli motor kullanıldığını belirten Demiroğlu, TF6000 programındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve farklı motor seçeneklerini de değerlendirdiklerini söyledi.
Şirketin şu anda planlamaya uygun ilerlediğini söyleyen Demiroğlu, seri üretim öncesi ihtiyaç duyulan motor sayısına ulaşıldığını, ilk 40 KAAN’ın F110 motorlarıyla Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edileceğini aktardı. Teslimatlar ise 2028-2029 döneminde başlayacak.
Demiroğlu, HÜRJET’in artık NATO uçağı olduğunu söyledi. HÜRJET, 10 farklı başlık yahut görev yükü taşıyabilen bir platformdan bahsediyoruz. Bunun bir küçüğü de var. Benzer kullanım alanlarına sahip. 700 kilometreye yakın bir menzili var. Hemen hemen 600-700 km/s hızla gidebiliyor. Bir de bunun daha küçüğü olan AYAZ var. AYAZ da 200+ kilometre menzile sahip ama görünmez bir araç.
Henüz ilk uçuşunu gerçekleştirmeyen tek TUSAŞ platformunun 10 ton sınıfındaki T925 olduğunu belirten Demiroğlu, ilk prototipin bu yıl sonunda ortaya çıkmasının ve 2027’nin ilk çeyreğinde ilk uçuşun gerçekleştirilmesinin planlandığını açıkladı. T925 genel maksat helikopteri ilk etapta Orman Genel Müdürlüğü’ne sekiz helikopter teslim edilecek. Yangın söndürme görevleri için kullanılacak T925, aynı zamanda 19 personel taşıma kapasitesine ve 4 ton su taşıma kabiliyetine sahip olacak. TUSAŞ’ın Hava, Kara ve Deniz Kuvvetleri ile Jandarma, Sahil Güvenlik ve Özel Kuvvetler başta olmak üzere ilgili kurumların ihtiyaçlarını topladığını belirten Demiroğlu, 2028’de ilk teslimatların, diğer konfigürasyonların ise 2029-2030 döneminde hizmete alınmasının hedeflendiğini söyledi.
HÜRKUŞ-2 tarafında ise tüm geliştirme testleri ve sertifikasyon sürecinin tamamladığını belirtildi. İhracat tarafında Azerbaycan ile anlaşmanın imza aşamasına geldiğini söyleyen Demiroğlu, Körfez ülkeleri ve Afrika’dan yoğun ilgi bulunduğunu ifade etti. Ayrıca Güney Amerika’da hem HÜRKUŞ’a hem de silahlı versiyonuna yönelik talep oluştuğunu aktardı.
TUSAŞ’ın geliştirdiği SÜPER ŞİMŞEK platformuna ilişkin yeni teknik bilgiler de paylaşıldı. Demiroğlu’nun verdiği bilgilere göre araç, 200 kilogram kalkış ağırlığına ve 1.000 kilometre menzile sahip. Platform yalnızca kamikaze görevleri için tasarlanmadı. Aldatıcı başlık, deniz yüzeyine çok yakın uçuş (sea-skimming), arayıcı başlık ve haberleşme modülü gibi farklı görev yükleriyle kullanılabiliyor.
HÜRJET’in NATO içerisindeki konumuna da değinen Demiroğlu, uçağın artık “NATO uçağı” olarak değerlendirilebileceğini söyledi. İki büyük NATO hava kuvvetinin HÜRJET’i tercih ettiğini belirten Demiroğlu, platformun hem eğitim hem de hafif taarruz görevlerinde güçlü kabiliyetler sunduğunu ifade etti. Ayrıca benzer sınıftaki rakip sayısının sınırlı olduğunu, ABD’nin T-7 üretim hattının ise 2035 yılına kadar dolu olduğunu hatırlattı.
Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.




Yorumlar
0 yorum