COVID-19 Sonrası Beyindeki Gizli Hasar: Dopamin Sistemiyle İlişkisi Ortaya Çıktı

Dünya genelinde milyonlarca insan, koronavirüs enfeksiyonunun ardından hayatını etkileyen uzun süreli sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
Yürütülen yeni bir çalışma, konuya tamamen farklı bir açıdan yaklaşarak sorunun kökenine dair önemli ipuçları sunuyor. Yapılan araştırmada, uzun COVID rahatsızlığı ile beyindeki dopamin sisteminde meydana gelen hasar arasında ilk kez doğrudan bir bağ kuruldu.
Dopamin maddesi genellikle popüler kültürde “haz hormonu” olarak nitelendirilse de beyin içerisinde hareket kontrolünden motivasyona kadar pek çok hayati işleve sahip. Bu nörotransmitterin eksikliği denildiğinde akla gelen en net klinik tablo ise Parkinson hastalığı. Parkinson hastalarında, beynin substantia nigra bölgesindeki dopamin üreten hücreler zamanla kademeli olarak yok olur.
Dopamin mekanizması aynı zamanda DEHB gibi nöroçeşitlilik gösteren durumlarda ve bağımlılık süreçlerinde de kritik bir rol oynar. Ancak Parkinson’daki doğrudan hücre kaybına kıyasla, bu tür durumlarda dopamin seviyeleri çok daha karmaşık bir faktörler ağının yalnızca bir parçasıdır.
Uzun COVID ve kronik yorgunluk sendromu gibi enfeksiyon sonrası gelişen rahatsızlıklar, tıp dünyasında yıllardır tam olarak anlaşılamayan ve hatta zaman zaman göz ardı edilen durumlar arasında sayılabilir. Birçok hasta, standart tarama ve testlerde belirgin bir bulguya rastlanmadığı için semptomlarını kanıtlamakta zorlanıyor.
PET, görünmeyeni görünür kıldı

Bilim insanları görünmeyeni görünür kılmak amacıyla pozitron emisyon tomografisi (PET) görüntüleme tekniğinden yararlandı. Kanada’daki Bağımlılık ve Ruh Sağlığı Merkezi bünyesindeki Beyin Sağlığı Görüntüleme Merkezinden Dr. Jeffrey Meyer liderliğindeki ekip, 24 uzun COVID hastasını 43 sağlıklı bireyden oluşan kontrol grubuyla karşılaştırdı.
Yapılan incelemeler sonucunda, uzun COVID hastalarının motivasyon, hareket ve bilişsel işlevlerden sorumlu striatum bölgesinde belirgin şekilde daha düşük seviyede dopamin nöronu tespit edildi. Üstelik beynin farklı bölümlerindeki bu azalmanın hastaların yaşadığı spesifik şikayetlerle doğrudan örtüştüğü görüldü. Örneğin ventral striatumdaki düşüş motivasyon kaybıyla ilişkiliyken, caudate putamen bölgesindeki gerileme hafıza sorunlarıyla bağdaştı.
Ortaya konan bu veriler, hastalığın arkasındaki mekanizmanın anlaşılması ve yeni tedavi yollarının açılması açısından büyük bir potansiyee sahip. Ancak uzmanlar temkinli olunması gerektiğinin altını çiziyor.
Dr. Meyer ve ekibi, uzun COVID vakalarında dopamin işlevini hedefleyen yeni bir klinik çalışma başlatmayı planlıyor. Yıllardır koronavirüs sonrası hayatının altüst olduğunu belirten hastalar içinse bu tür objektif bulgular, sadece yeni bir tedavi umudu anlamına gelmiyor; aynı zamanda yaşadıkları rahatsızlığın gerçekliğini bilimsel olarak kanıtlıyor.
Araştırmanın tüm detayları eBioMedicine dergisinde yayımlandı.
Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.




Yorumlar
0 yorum