Amazon, yapay zeka data merkezleriyle emisyon rekoru kırdı

Amazon’un yapay zeka yatırımlarını desteklemek amacıyla genişlettiği veri merkezi altyapısı, şirketin elektrik tüketimi ve sera gazı emisyonlarında şimdiye kadarki en yüksek seviyelerin görülmesine neden oldu. Şirketin yayımladığı son çevre raporuna göre 2025 itibarıyla toplam elektrik kullanımı yüzde 34 artarken, buna bağlı sera gazı emisyonları da yüzde 16 yükseldi. Veriler, Amazon’un daha önce açıkladığı 2040 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşma hedefiyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Yapay zeka yatırımları Amazon’un enerji tüketimini hızla artırıyor
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
Amazon’un paylaştığı çevre raporu, özellikle üretken yapay zeka sistemlerini destekleyen veri merkezlerinin şirketin enerji tüketimi üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koyuyor. Raporda yer alan verilere göre toplam elektrik tüketimi yalnızca bir yıl içerisinde yüzde 34 oranında yükseldi. Elektrik ihtiyacındaki bu artış, doğrudan sera gazı emisyonlarına da yansıdı ve şirketin toplam emisyonları yüzde 16 artarak yeni bir rekora ulaştı. Yapay zeka modellerinin eğitilmesi ve çalıştırılması için binlerce yüksek performanslı grafik işlemcisinin aynı anda faaliyet göstermesi, geleneksel bulut hizmetlerine kıyasla çok daha yüksek enerji gerektiriyor.
Veri merkezlerinin yalnızca elektrik tüketimiyle değil, soğutma sistemleri nedeniyle su kaynakları üzerinde de önemli bir yük oluşturduğu görülüyor. Amazon’un raporunda, şirketin veri merkezlerinin geçen yıl yaklaşık 2,5 milyar galon su tükettiği belirtiliyor. Özellikle yüksek yoğunluklu yapay zeka sunucularının oluşturduğu ısıyı kontrol altında tutabilmek için gelişmiş sıvı ve hava soğutma sistemlerine ihtiyaç duyuluyor. Bu durum, enerji tüketiminin yanı sıra su kullanımını da veri merkezi yatırımlarının önemli çevresel etkilerinden biri hâline getiriyor.
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise dolaylı karbon emisyonlarındaki yükseliş oldu. Şirketlerin tedarik zincirlerinden kaynaklanan ve genellikle “dolaylı emisyonlar” olarak sınıflandırılan karbon salımı, geçen yıla göre yüzde 10 artarken, 2019 seviyesine kıyasla ise yüzde 21’in üzerine çıktı. Bu veriler, yalnızca Amazon’un kendi operasyonlarının değil, donanım üretiminden lojistiğe kadar uzanan geniş ekosisteminin de büyüyen çevresel etkisini ortaya koyuyor. Çevre raporunun sunuluş biçimi de dikkat çekici tartışmaları beraberinde getirdi. Elektrik tüketimi, sera gazı emisyonları ve su kullanımı gibi kritik çevresel verilerin, 51 sayfalık raporun 46. sayfasında yer alan tablolar içerisinde paylaşılması çeşitli çevre kuruluşları ve sektör gözlemcileri tarafından eleştiriliyor. Raporun önceki bölümlerinde ise “süper kirleticiler” olarak tanımlanan, karbon dioksit dışındaki yüksek etkili sera gazlarının azaltılmasına yönelik hedeflere daha geniş yer verilmesi dikkat çekiyor.
Amazon, süper kirleticilerin azaltılmasına yönelik girişimler kapsamında 100 milyon dolarlık bir fon oluşturulacağını duyurdu. Ancak açıklamada bu fonun ne kadarının doğrudan Amazon tarafından karşılanacağına ilişkin herhangi bir bilgi henüz paylaşılmadı.
Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.




Yorumlar
0 yorum