Nuh’un Gemisi mi, yoksa doğal bir kaya mı? İlk radar görüntüleri paylaşıldı

Ağrı Dağı’nın yaklaşık 29 kilometre güneyinde yer alan Durupınar Yapısı, tıp dünyasından arkeolojiye kadar geniş bir bilim topluluğunu meraklandıran yeni analizlerle gündemde. Yıllardır sıradan ve sert bir kaya kütlesi olarak değerlendirilen 157 metre uzunluğundaki bu ilginç oluşumun alt katmanlarında, homojenliği çürüten güçlü yer altı anomalileri keşfedildi.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
Kitab-ı Mukaddes’te 4 bin 300 yıldan fazla bir süre önce yaşanan büyük tufandan korunmak için inşa edildiği iddia edilen Nuh’un Gemisi’nin izleri, en ileri tarama teknolojileriyle yeniden inceleniyor.
Amerikan Hava Kuvvetleri araştırmaları kapsamında Dr. Khosrow Bakhtar önderliğinde geliştirilen özel radar sistemleri, daha önce erişilememiş derinlikleri ortaya çıkardı. Ekipteki Andrew Jones, verilerin hâlâ ana kayayla yapı arasındaki sınır hatlarını netleştirmediğini, ancak içinde homojen bir kaya kütlesi olmadığını doğruladı. Araştırmacılar, önümüzdeki haftalarda teknik raporu tamamlayıp karot örnekleri almaya niyetli. Belirlenen noktalardan derine indirilecek kameralarla yer altındaki boşluklar ilk kez fiziksel olarak görüntülenecek.

1948 Mayıs ayının tarihleri, şiddetli yağmurlar ve depremlerin bölgedeki çamur tabakasını kaydırmasına yol açtı. Bir çoban tarafından fark edilen bu gizemli yapı, kutsal metinlerde geçen 300 arşınlık uzunluk ölçüsüyle tam uyum sağladı. Yaklaşık 157 metre uzunluğunda, 26 metre genişliğinde ve 16 metre yüksekliğinde olan bu oluşum, tufan sonrası geminin karaya oturduğu iddia edilen “Ağrı Dağları” coğrafyasında yer alıyor. 2016’dan bu yana devam eden çalışmalar, heyecan verici detayları bir bir ortaya çıkardı.
Kızılötesi termografi ve gelişmiş radarlar, yüzeyin yaklaşık 6 metre altında, adeta odaları andıran dik açılı yapılar ortaya çıkardı. Merkezdeki boş bir bölgeye uzanan tünellerin yanı sıra, yapının ucundan ortasına kadar yayılan, insanın yürüyebileceği genişlikte geçitler tespit edildi.
Toprak analizinde şaşırtıcı ahşap izleri
Araştırmalar, yalnızca yer altı radar görüntülerine dayanmıyor. 2024 yılında alanın içinden ve dışından toplanan 88 ayrı toprak örneğinde, şaşırtıcı derecede yüksek potasyum oranı tespit edildi. Bu bulgu, zamanla çürüyen devasa miktarda ahşap kütlesinin varlığını işaret ediyor.
Yılın neredeyse altı ayını tamamen donmuş halde geçiren bölgede dikkat çeken bir diğer detay bitki örtüsüdür. Oluşumun tam üzerinde büyüyen otların rengi, çevredeki diğer otlara göre belirgin bir farklılık gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun organik bir geçmişten kaynaklanabileceğini düşünüyor. Ancak bilim insanları temkinli kalmaya devam ediyor; radar verilerinin tek başına kesin arkeolojik kanıt sayılmayacağını, nihai sonucun önümüzdeki sezon yapılacak derin sondajlarla ortaya çıkacağını vurguluyor.
Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.





Yorumlar
0 yorum