BM Raporu: 1,5° Hedefi Kaçınılmaz Şekilde Aşılacak

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) yeni raporuna göre küresel sıcaklıkların önümüzdeki birkaç yıl içinde sanayi öncesi seviyenin 1,5 derece üzerine çıkması artık kaçınılmaz. Bilim insanları bu nedenle iklim politikasında yeni bir aşamaya geçilmesi gerektiğini belirtiyor. BM, bu nedenle aşımın mümkün olduğunca düşük ve kısa süreli olmasına odaklanan yeni bir yaklaşım ortaya koydu.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
BM raporu, yaklaşık 50 iklim bilimcisinin değerlendirmelerini topluyor. Raporda, 1,5° sıcaklık eşiğinin kaçınılmaz olarak aşılacağı kabul ediliyor; Paris Anlaşması hâlâ geçerli, ancak mevcut emisyon azaltma politikaları bu sınırı önlemek için yeterince hızlı ilerlemiyor.
Sıcaklık artışında yeni yol haritası
UNEP’in önerdiği yaklaşım “aşım, zirve ve düşüş” olarak tanımlanıyor. Bu çerçevede küresel sıcaklıkların önce 1,5° üstüne çıkması, belirli bir seviyede zirve yapması ve ardından sera gazlarını azaltarak yeniden gerilemesi hedefleniyor.
Rapora göre bu adımlar atılırsa küresel sıcaklık artışı yaklaşık 1,8° ile zirve yapabilir. Sonrasında karbon giderimi gibi yöntemlerle sıcaklıkların yeniden düşürülmesi mümkün olabilir.
Bu senaryonun uygulanabilmesi için küresel sera gazı emisyonlarının 2035 yılına kadar yüzde 55 azaltılması, yüzyılın ortasına kadar da emisyonların neredeyse tamamen ortadan kaldırılması gerekiyor.
Gerekli uyum önlemleri alınmazsa küresel gıda üretiminin %14 oranında azalabileceği öngörülüyor.
Atmosferden karbon çekilmesi gerekecek
İçinde bulunduğumuz anlık koşullarda dahi radikal iklim olaylarının yaşandığını görüyoruz. 1,8 derecelik zirve ise çok daha ciddi sonuçlar doğuracak. Deniz seviyesindeki yükseliş küçük ada ülkelerini ve kıyı topluluklarını tehdit edecek. Sıcak hava dalgaları, kasırgalar, orman yangınları ve seller mevcuttan çok daha şidedetli hale gelecek.
Sıcaklıkları yeniden düşürmek için sadece sera gazı emisyonlarını azaltmak yeterli olmayacak. Rapora göre atmosferdeki karbondioksitin büyük miktarlarda uzaklaştırılması gerekecek.
Fakat karbon giderimi, emisyonları azaltmanın yerine geçebilecek kolay bir çözüm değil. Dünya şu anda atmosferden yılda yaklaşık 2 gigaton karbondioksit uzaklaştırıyor; bu miktar, insanlığın yıllık emisyonlarının sadece %5’ine karşılık geliyor.
Rapor ormanlaştırma ve karbon giderme gibi yöntemleri önerse de bunların kolay olacağını söylemiyor. Devasa ormanlar yapılsa bile sadece bir yangın sonucunda yıllar boyunca depolanan karbon atmosfere salınabilir. Karbondioksiti doğrudan havadan çeken teknolojiler ise halen çok pahalı ve büyük ölçekte işe yarayacağının bir kanıtı yok.
Geri dönmek kaybedilenleri geri getirmeyecek
Bunun için ormanların genişletilmesi gibi doğal yöntemlere ek olarak karbondioksiti doğrudan havadan çekerek yer altında depolayan teknolojilerden de yararlanılabilir. En iyi senaryoda bu yöntemler, dünyanın 1,5 derecenin üzerinde kaldığı süreyi birkaç on yılla sınırlayabilir.
Küresel sıcaklıkların ilerleyen dönemde yeniden düşürülmesi, 1,5° eşiğinin aşılması sırasında meydana gelecek tüm zararların ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Rapora göre dünya üzerindeki buzulların en az dörtte biri kalıcı olarak eriyebilir; yok olan canlı türleri geri getirilemeyecek; aşırı hava olayları nedeniyle zarar gören bazı ekosistemler de eski haline dönemeyecek.
Küresel ısınmanın 1,5° eşiğinin üzerinde uzun süre kalması ise faturayı daha da kabartacak. Milyonlarca, hatta milyarlarca insan, bu senaryoda daha tehlikeli ve eşitsiz bir dünyada yaşamak zorunda kalacak.
Hesaplamalara göre karbon giderim çalışmalarının mevcut seviyenin beş katına çıkarılması bile, mevcut ısınma hızında gerçekleşen 10 yıllık sıcaklık artışını geri almak için yaklaşık 50 yıl gerektirebilir.
2025 rekor kırıldı
BM raporları ve bilim insanlarının çağrılarına rağmen küresel sera gazı emisyonları 2025 yılında rekor seviyeye ulaştı. Geçen yıl küresel sıcaklıklar sanayi öncesi ortalamanın 1,3 ila 1,4° üzerine çıkarken UNEP’in 2025 değerlendirmesine göre mevcut politikalar yüzyıl sonunda 2,8° derecelik ısınmaya yol açabilir. En iddialı net sıfır hedefleri tam olarak uygulansa bile artışın yaklaşık 1,9° olması bekleniyor.
Yeni rapor ise önceki değerlendirmelerden daha net bir tablo çiziyor. Artık masada olasılık yok; 1,5° eşiği önümüzdeki birkaç yıl içinde kaçınılmaz olarak aşılacak.
Sıcaklıkların yeniden 1,5° seviyesine çekilebilmesi için zirve ısınmanın yaklaşık 1,8°’yi aşmaması gerekiyor. Bunun için fosil yakıtlardan uzaklaşılması, enerji sistemlerinin dönüştürülmesi ve metan gibi güçlü sera gazlarının azaltılması şart. Üstelik zaman da elbette insanlığın lehine değil; emisyon azaltımlarındaki her beş yıllık gecikme, ulaşılacak sıcaklık zirvesini en az 0,1° yükseltiyor.
Emisyonlar hızla azaltılsa ve atmosferden büyük miktarda karbon çekilse bile sıcaklıkların yeniden 1,5° altına inmesi kesin değil.
1,5 derece eşiğinin geçici olarak aşılması bile bazı kritik “devrilme noktalarının” tetiklenme riskini de artırıyor. Raporda Amazon yağmur ormanlarının çökmesi ve kutup buz tabakalarının ani şekilde parçalanması bu risklere örnek gösteriliyor. Bu süreçler başladıktan sonra bunları geri çevirmek çok zor ve muhtemelen imkansız.
Tek tıkla reaksiyon bırakabilirsin.





Yorumlar
0 yorum