Yapay zekâ teknolojileri, tıp dünyasında yardımcı bir güç olarak yerini giderek sağlamlaştırıyor. Radyolojik görüntülemeleri analiz eden ya da hasta semptomlarını özetleyen yapay zekâlar bugün artık bazı yerlerde aktif olarak kullanılıyor. Ancak sağlık sektöründeki asıl tartışma, yapay zekânın sadece bir yardımcı araç olmaktan çıkıp, doğrudan teşhis ve öneri süreçlerinde insana rakip olup olamayacağı sorusu etrafında şekilleniyor. Geleneksel tıpta bir doktorun teşhis koyma süreci; yıllar süren eğitim, klinik tecrübe ve hastayla kurulan doğrudan iletişime dayanırken, yeni nesil modeller bu süreci devasa veri setlerini saniyeler içinde işleyerek simüle etmeye çalışıyor. Ancak bu önemli endişeleri de beraberinde getiriyor. Önümüzdeki dönemde daha da ciddi şekilde değerlendirilmesi gerekecek gibi görünen bu mevzu, bu hafta Singapur’da düzenlenen CNBC CONVERGE LIVE etkinliğinde masaya yatırıldı. Etkinliğe katılan uzmanlar, bu tartışmalı konu hakkında kendi görüşlerini paylaşırken, hem artılar hem de eksiler masaya yatırıldı.
Haberi okuduğunuz için teşekkürler, bizi takip etmeyi unutmayın!
Basit Danışmanlık Süreçleri İçin Hastanede Oluşan Yoğunluk AI ile Giderilebilir
Etkinlikte konuşan Insilico Medicine CEO’su Alex Zhavoronkov, yapay zekânın sağlık alanındaki potansiyeline dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Zhavoronkov’a göre insanlar, sağlık durumlarını anlamlandırmak için yapay zekâyı bugün olduğundan çok daha fazla kullanmalı. Mevcut modellerin kapasitesinin bazı doktorlara yaklaştığını, hatta yer yer onları geride bıraktığını savunan Zhavoronkov, “Ne yemeliyim?”, “Diyet yapmalı mıyım?” gibi temel sağlık sorularının bir “yapay zekâ hekimi” tarafından yanıtlanabileceğini belirtti.
Bu yaklaşımın temelinde, gerçek doktorların üzerindeki yükü hafifletmek ve zaman tasarrufu sağlamak yatıyor. Tıbbi literatürdeki milyarlarca parametreyi anlık olarak tarayabilen büyük dil modelleri, hastanın genel sağlık profilini analiz ederek kişiselleştirilmiş temel tavsiyeler sunabiliyor. Bu da basit danışmanlık süreçleri için hastanelerde oluşan yoğunluğun önüne geçebilecek bir çözüm olarak sunuluyor.
Hata Payı Endişe Yaratıyor
Ancak her teknolojik atılımda olduğu gibi, sağlıkta yapay zekâ kullanımı da ciddi endişeleri beraberinde getiriyor. Biyoteknoloji şirketi Biocon’un CEO’su Shreehas Tambe, yapay zekânın sunduğu imkanlara karşı “temkinli bir iyimserlik” içinde olduğunu ifade etti. Tambe’ye göre, henüz bu teknolojinin işleyişine tam hakim olmayan kişilerin elinde bu platformlar, faydadan çok zarar getirebilir:
“Henüz gelişim aşamasında olan bir teknolojik platformu, konuyu tam olarak kavrayamamış birinin kullanımına sunmak, çok daha hatalı sonuçlara yol açabilir. Bu da teknolojinin faydalarından çok zorluklarını karşımıza çıkarır.”
Özellikle yapay zekânın “halüsinasyon” olarak adlandırılan, gerçeğe aykırı bilgileri gerçekmiş gibi sunma eğilimi, tıbbi konularda hayati riskler taşıyor. Bu noktada uzmanlar, bir insanın da süreçe dâhil olmasını öneren “human-in-the-loop” modelinin önemine dikkat çekiyor. Yani yapay zekânın ürettiği modellerin ve çözüm yollarının, mutlaka bilimden anlayan uzmanlar tarafından doğrulanması gerekiyor.
Yapay Zekâ Şirketleri Şimdiden Bu Yönde Araçlar Sunmaya Başladı
Yapay zekânın sağlıkla ilgili konulara entegrasyonu konusunda teknoloji devleri de boş durmuyor. Geçtiğimiz Ocak ayında OpenAI, kullanıcıların tıbbi kayıtlarını ve sağlıklı yaşam uygulamalarını güvenli bir şekilde bağlamasına olanak tanıyan ChatGPT Health hizmetini duyurdu. Her ne kadar şirket bu aracın doğrudan “teşhis ve tedavi” amaçlı olmadığını vurgulasa da, sistemin kullanıcıya sunduğu içgörüler sağlık yönetiminde yeni bir sayfa açıyor. Benzer bir hamleyle Amazon da One Medical üyeleri için HealthAI aracını kullanıma sundu. Bu araç; laboratuvar sonuçları, mevcut ilaçlar ve tıbbi geçmiş verilerini bir araya getirerek hastaya özel tavsiyeler üretebiliyor. Bu tür sistemler, karmaşık tıbbi verileri sadeleştirerek hastanın kendi durumunu daha iyi kavramasını hedefliyor.
İlaç Geliştirme Süreçlerinde Devrimsel Hız
Yapay zekânın tartışmasız en başarılı olduğu alanlardan biri ise ilaç keşif süreçleri. Geleneksel yöntemlerle bir ilaç adayının geliştirilme aşamasına gelmesi dört yıldan fazla sürerken, yapay zeka bu süreyi 18 aya kadar indirmiş durumda. Bu devasa verimlilik artışı, ilaç devlerinin de iştahını kabartıyor. Mart ayında ilaç devi Eli Lilly, yapay zekâ ile geliştirilen ilaçları pazara sunmak adına Insilico Medicine ile 2,75 milyar dolarlık dev bir anlaşmaya imza attı.
Yani anlayacağınız uzmanlar bu entegrasyonun artı ve eksilerini tartışıp bu konuda bir karara varmaya çalışırken, AI ve ilaç şirketleri çoktan bu konuda adımlar atmaya başlamış durumda. Son dönemde iş dünyasından eğitime her alanda köklü değişimler tetikleyen AI patlaması, sağlak sektörüne de er geç el atacak gibi duruyor.







